OKAN MÜDERRİSOĞLU OKAN MÜDERRİSOĞLU

Erdoğan ne yaptı?

Sayın Cumhurbaşkanı ile Kazakistan yolundayız. İstanbul'dan hareket etmeden önce meslektaşlarımızın sorduğu soruların ağırlık merkezinde Avrupa'nın seçim polemikleri, ABD'deki derin bir kanadın Türkiye'ye yönelik operasyonları vardı.
Astana'da İslam İşbirliği Teşkilatı Bilim Teknoloji Zirvesi düzenleniyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın özel gündeminde ise "Arakan" var. Mazlum Müslümanlara sahip çıkma iradesini yine Türkiye gösterdi. İslam âlemini de dünya liderlerini de Arakan'a odakladı. Gözü, Kuzey Kore ile suni biçiminde tırmandırılan krizden başka bir şey görmeyen Batı blokuna yeniden insanlığı hatırlattı. Pekin'le Washington'un bilek güreşinin dışında da küresel sistemi etkileyen, küresel vicdanı harekete geçirmesi gereken konular olduğunu gösterdi.
2. Dünya Savaşı sonrası kurulan, globalleşme ile kemikleştirilen Birleşmiş Milletler yapısı, yeni çağın gereklerine cevap veremediği gibi, adaletsizlikler karşısında da çözüm üretemiyor. Dünya, 5'ten büyüklüğü kavramadıkça yani ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'nın karar vericiliğinin sürdürülemezliğine uyanmadıkça, bugünkü asimetrik tehditler ortamında kimse evinde rahat oturamayacak. Yükselen duvarlar, kalınlaşan dikenli teller, tırmanan yabancı düşmanlığı, bilhassa İslamofobi, refah toplumlarında kriz içinde krizler doğuracak.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta içinde Ankara'da AK Parti Genel Merkezi'ndeki İl Başkanları Toplantısı'nda, Almanya başta olmak üzere AB'nin öndegelen Türkiye takıntılı ülkelerinin yöneticilerine bir soru sordu: "Ne yaptı Erdoğan size?"
Yakın zamanda bu soruya açık ve net bir cevap da alamadı. Özellikle Almanya'nın seçimi de gösterdi ki Avrupa'nın asli üç gündemi var: "Recep, Tayyip, Erdoğan!"
Toplumsal konsolidasyon ve kurumsal yenilenme bunalımı yaşayan Avrupa, Erdoğan ve Türkiye'yi hedef alarak kendi iç problemlerini baskılama derdinde. Bu zaman kazanma taktiği bile mesele Türkiye olunca Avrupa'nın fikren bölünmesine yol açacak kadar kritik.
Peki, Erdoğan ne yaptı?
Avrupa'daki Türkleri bilinçlendirdi. Siyasal ve demokratik haklarını kullanmaya, asimile olmadan entegre olmaya davet etti.
Türkiye'deki seçimlere Avrupa'daki Türkleri de katarak milli farkındalığı ve dayanışmayı artırdı.
Üçüncü havalimanı projesi ile Avrupa hava trafiğinin eksenini İstanbul'a kanalize etmeyi başardı.
Yerli ve milli enerji projeleri, nükleer santral hamleleri ile ezberleri bozdu.
Petrol ve doğalgazda Avrupa enerji güvenliğinin teminatının Türkiye olduğunu cümle âleme ilan etti.
AB'nin, Türkiye'ye taahhütlerini yerine getirmediğini açık açık söyledi, "Kararınızı verin" diyecek cesareti sergiledi.
Bağımsız politika uygulama çabasının yanında, Avrupa dışında cazibesi artan ülke ve bölgelerle ortaklık arayışı başlattı.
Türkiye'yi, milli gelirine orantılandığında, dünyadaki insani krizlerin aşılmasına en çok maddi yardım yapan ülke konumuna taşıdı. Özgüven açığı yaşayan birçok milleti harekete geçmeye çağırdı.
Listeyi uzatmak mümkün... Almanya, Avusturya, Hollanda... İsrail, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri... Dünya haritasına nereden bakarsanız bakın. Gündem başlığı Türkiye olmayan bir coğrafya yok. O nedenle Erdoğan'la ve Türkiye'yle uğraşmayı sürdürecekler. Mühim olan, ana muhalefetin yaptığı gibi iç siyasi rekabet uğruna, küresel ayak oyunlarına gelmemek!