ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Dizi senyorajı

Banknot basma yetkisini elinde tutan kurumun, para basarak elde ettiği gelire, senyoraj diyoruz. Paranın üretim değeri ile üzerinde yazılı değer arasındaki farkın adı bu. 100'lük banknotumuzun üretim maliyeti 13 Kuruş ise aradaki 99 lira 87 kuruş, net ve reel senyorajımızdır.
Ancak paranıza itibar edilmesi, özellikle sizin dışınızdaki ülkelerde birilerinin kasasında tutuluyor olması şarttır. Tıpkı Türk dizilerinin civar coğrafyada rağbet görmesi gibi.
Türk dizilerinin üretim değeri; milyonlarca dolar olabilir. Bu dizilerin ihracı ve doğurduğu ekonomi de milyar doları aşabilir. Fakat bundan daha da önemlisi, dizi maliyeti ile doğurduğu etki alanı arasındaki farktır. Ben buna dizi senyorajı diyorum.
Başta turizm olmak üzere Türk yaşam tarzı üzerinden oluşturulan sempati, ihracatçımızdan girişimcimize dek ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Henüz nesnel verilerimiz yok fakat genel kanaat, dizi ekonomisi sayesinde cari açığı kapama yolunda avantaj sağladığımızdır.
Dizilerin yayımlandığı ülkelerden Türkiye'ye turist sayısındaki artış, çekimlerin yapıldığı mekânlarda evlenmek için gelenler, dizi senyorajına işaret sayılabilir.
George Ritzer; "toplumların mcdonaltlaştırılması" kitabında, Amerikan dizileri ile bütün dünya mutfağının değiştiğini anlatır. Hollywood bütün dünyaya sadece film ve dizi izletmemiş, mesela fast food kavramıyla yerel kültürleri de dönüştürmüştü. Türk dizileri de benzer etkiyi, seyredildikleri ülkelerde oluşturuyor. "Türkiye, ülke dışındaki insanlar için de fırsatlar sunar" algısı güçleniyor. Dizilerimizi; yapımcı, yayımcı ve oyuncularıyla, cari açık savaşçısı diye nitelendiriyorum.