ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

1 trilyon euroluk Avrupa fırsatı

Avrupa Merkez Bankası, 1 trilyon euroluk parasal genişlemeye hazırlanıyor. Amaç, durgunluğun pençesinden sıyrılmak ve enflasyonu hiç değilse %2'lere tırmandırmak… Tıpkı Amerikan Merkez Bankası'nın aylık tahvil alım programı gibi, karşılıksız euro basıp dağıtmak…
Ne zaman yapar, nasıl yapar bilinmez ama görünen, AB'yi durgunluk pençesinden kurtaracak çözüm için Atlantik ötesindeki FED örneğini yineleyecekleridir. Peki, bu bizi nasıl ve neden ilgilendiriyor?
Öncelikle yaşlanan ve yavaşlayan Avrupa'nın, 1 trilyon euoroluk genişlemeyle yaşayacağı canlılık, en büyük müşterimiz olan AB'ye ihracatımızı olumlu yönde etkileyecek. Siparişler artacak, çeşitlenecek.
Ayrıca 1 trilyon eurodan Türkiye'ye gelecek fonlarda patlama yaşanacak. Finansmana erişim sıkıntılarının baş gösterdiği FED sıkılaştırması sürecinde, euro cinsinden kolay kaynak söz konusu…
Tam da bu noktada fırsatı ben, "FED'in boşalttığı yeri AB Merkez Bankası dolduracak" niceliğinde değil, yakın geçmişte yaptığımız hatalardan ders alarak "nitelik sıçraması" sürecinde görüyorum.
Anlatayım; eksenini zenginleştirmiş Türkiye, 250'den fazla noktaya ihracat yapıyor ama birim fiyatı en yüksek malı da AB'ye satabiliyor. Tam da bu noktada AB'nin parasal genişleme sürecinde, Avrupa'ya yönelik, "ileri teknoloji" ürünlerine yönelebiliriz.
Madem ki yıllardır Ar-Ge'ye para harcıyoruz; genişleyecek AB pazarı vesilesiyle bu harcamaların hayrını görelim. Sanayicilerin ihtiyaç duyduğu nitelik kırılması, bu fırsat sayesinde yaşanabilir.
İkinci hayati konu, Türkiye'ye yönelecek milyarlarca euronun, tüketime, AVM'ye, cep telefonuna değil, ara malı yatırımlarına yönlendirilmesidir. Eğer bunu sağlayabilirsek "kredili refah" yerine, "kredili üretimi" sağlamış oluruz.