ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

BDDK'cılar vicdanınız rahat mı?

Seçimin ardından yenilenme süreci hızlanan Türkiye'de hız tümsekleri de belirginleşmeye başladı. Merkez'in faiz indirmedeki iştahsızlığı, Babacan'ın büyümeye "temkin" freni koyma gayreti ve konfor alanlarını korumak isteyen lobiler, giderek görünür hale geliyor. BDDK da bunlardan biri...
Bankaları düzenlesin, denetlesin diye kurduğumuz BDDK, internete sızan "taslağı" ile yasaları ve tüketici taleplerini dikkate almadığını gösterdi. İşin tuhafı, koruma adına tüketiciyi bankaların önüne attı.
Faizlerin gerilemesine paralel olarak düşen gelirlerini artırmak için hizmete yönelmeleri, bankalar için zaten kaçınılmazdı. Tıpkı Batı'daki örneklerinde olduğu gibi faiz bankacılığı yerine hizmet bankacılığı yönünde gelişme gösterdiler.
Ancak bir sorun vardı... Batılı bankalar verdikleri hizmetten kazanırken, bizimkiler "vermedikleri" hatta vermeyi dahi akıl etmedikleri işlemlere yöneldiler. Bozuk para sayma ücreti ne demek? Hangi vicdana sığar?
BDDK'cılar, bu taslak içinize sindi mi? Kaçınız gece rahat uyuyacak?
Yeni dönemde Yeni Türkiye şekillenirken olağanüstü bir gelişme oldu ve AB Merkez Bankası'nın, 1 trilyon euroluk parasal genişleme süreci başladı. Biz de bu fırsatı değerlendirip, Türkiye'ye akacak fonların, AVM, cep telefonuna değil, ara malı yatırımına, üretime yönlendirilmesi gerektiğini savunduk.
Yeni Türkiye eğer, tüketerek değil üreterek büyüyecek ise... Cari açığa kalıcı iyileştirme ancak ihracata destek ve ara malı üretimini teşvikten gelecek ise... Bu bankalarla olmaz. Bu bankacılık anlayışıyla olmaz. Bu BDDK ile hiç olmaz.