ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Gezi Parkı’na gidip Fransa’yı kınayalım mı?

Üstelik üç-beş ağaç değil, çalışma yasası ile gelen adaletsizliği protesto edenlere güvenlik güçlerinin uyguladığı akıl almaz şiddet söz konusu iken...
Gezi'yi hatırlıyorum;+ çevrecilerin gösterisinden çıkmış, anında kurulan "Taksim Platformu" üzerinden talepleri sıralanmıştı. "Başta 3'ncü Köprü olmak üzere, 3'ncü Havaalanı, Kanal İstanbul" olmak üzere Türkiye'nin bütün mega projeleri "anında durdurulsun."
Gezi'yi hatırlıyorum; Sabaha karşı 05.00'te polisin Gezi Parkı'ndaki gaz baskınında hanginiz oradaydınız? İstanbul Tabip Odası, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası, KESK, MMOB, STK'lar ve milletvekilleri?
Taksim'de gazlanmadınız ama Taksim Dayanışması adına Ankara'daydınız. Gazı çocuklar yedi, pazarlığı siz yaptınız. Köprüye, 3'üncü Havaalanı'na, Kanal İstanbul'a karşı çıkmakla kalmayıp bu projelerin iptali için mahkemeye koştunuz.
Peki ya köprü istemem, havaalanı olmasın, kanal kalsın derken, hangi güç dengelerine hizmet edildi? Gezi ile kaybedilen 120 milyar lira, her coğrafyada büyük para... Üstelik yüz milyarlarca dolarlık küresel fırsatları da heba edenler...
Bugün Avrupa'da açlar ile toklar arasında giderek gerginleşen havayı, Fransız ve Belçika polisinin sert müdahalesiyle biber gazı kaplamış durumda. Üstelik gazlanan Fransız halkı, kendi mega projeleri "durdurulsun" talebiyle değil, karnını doyurma gayretiyle meydanları doldururken...
Merak ediyorum, Gezi'de gerçek niyeti darbe olanlar ve devamında "şiddete hayır" diye bağıranlar, Fransa'yı, Belçika'yı kınamak için Gezi Parkı'na gider mi?