ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Muhammed Ali

Onun için lakap çok; En büyük. Halkın şampiyonu, kelebek gibi uçan arı gibi sokan… Ama benim tanıdığım, mütevazı Müslüman Muhammed Ali… Çocukluğumuzda maçlarında sabaha dek uykusuz kaldığım; "vazgeçmemek" kelimesinin lügat karşılığı gibi bir abide… Kasiyüs Klay (Sassius Marcellus Clay Jr.) iken zaten dünya büyüğü genç boksördü. Malcolm X'ten etkilendi ve Muhammed Ali oldu.
Tam 40 yıl önce Sultanahmet Camii'nde Rahmetli Necmeddin Erbakan ile cuma namazını hatırlıyorum.
Ancak Muhammed Ali'ye dair hatırladıklarımız, boks dünyasının devi olmanın ötesinde… "Vietnamlılarla bir derdim yok, onlar beni hiç aşağılamadı" diyerek savaşa katılmayı reddedince elinden alınan şampiyonluk… Devamında onu yok etmeye çalışanları teker teker ezerek yeniden unvanını geri alması… Amerika'da ırkçılığın tavan yaptığı dönemde, zenci olması yetmiyormuş gibi bir de Müslüman olması, yoğun linç kampanyalarını tetiklemişti. 5 yıl hapis, 10 bin $ para cezası, pasaportuna el koymak ve boks yapmasını yasaklamak… Muhammed Ali asla yılmadı, bırakmadı, vazgeçmedi… Roma Olimpiyatları dönüşü bir lokantada sadece beyazlara servi yapıldığını görünce altın madalyasını Ohio Nehri'ne atacak kadar yüce gönüllü idi.
Dün 74 yaşında göçtü gitti aramızdan… Ben onu hep Sultanahmet'te kıbleye secde eden yüzüyle ve "bütün zamanların en iyisiyim" sözleriyle hatırlayacağım. Allah'ın rahmeti üzerine olsun yüce yürek Muhammed Ali…