ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Kökler ve kanatlar

Şu "eğitim şart" klişesi beni rahatsız ediyor. İyi de ne için, nasıl eğittiğini açıklamaz bu... Uygarlık talebindeki de talebedir, canlı bomba kampındaki de... Burada öğretmenin niteliği ne öğrettiği, daha doğrusu eğiticilerin eğitim kalitesi devreye giriyor.
Altınhas Holding'in iftarında Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş eğitim sektöründeki yıldızı Vega Okulları için geliştirdikleri modeli anlatırken, nitelik sıçraması hedeflediklerini söylüyor: "Zorlu toprakların çocuklarını yetiştirmek için eğitim sektörüne adım attık."
Vega Okulları Genel Müdürü Ebru Arpacı, geliştirdikleri modeli "kökler ve kanatlar" kelimeleriyle özetliyor. Öğrenci, kökleriyle Türkiye'nin değerlerini, kanatlarıyla evrensel düşünme yeteneğini kazanacak. Bu "mümkün" ama gerçekten son derece zor, başarısı yılların ardından gelebilecek maraton.
Burada benim dikkat çekmek istediğim, kökleri de kanatları da inşa edecek olan eğiticilerin ülkemizde eksik oluşudur. Pek çok okul, nitelikli öğretmen bulamadığı için "5 yıldızlı kamp" hizmeti vermektedir. Tıpkı iyi doktor bulamadığı için hastasına "5 yıldızlı otel" hizmeti sunan hastaneler gibi...
Kökler, eğer onları nitelikli öğretmenle inşa etmez iseniz, prangalara dönüşür. Kanatları (yabancı dilde eğitim, akıl oyunları, sanat, beceri) taksanız dahi prangalarınız uçmanıza izin vermez. Öğrenci prangaları kadar ağır, kanatları kadar hafiftir zira.
Bir öğretmen öğrenmeyi kesince öğretmeyi de keser. Böylece sabitleşir, yol göstermeyen işaret levhası olur. Öğretmenlerine "beyaz zambaklar" adını veren Finliler bu yüzden doktoralı öğretmen neslini yetiştirmiştir. Sürekli öğrenen, köklerinden aldığını kanatlarına, çocuklarına aktaran...
Peki, eğitim şart, anladık... Ancak hangi eğitim? Eğiticilerini eğiterek nitelikli hale getirmiş, küresel düşünebilen (kanatlar) yöresel davranabilen (gövde) ve töresel yaşayabilen (kökler) çocuklar yetiştirme yetkinliği kazanmış eğitim...