ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Hem kel hem fodul AB şart dayatamaz

İngiltere'nin ayrılması ardından şimdi Avrupa Birliği, geleceğini yeniden inşa etmek durumunda kalacak. Zira en güçlü bacağın kopmasıyla birlikte, AB üyeleri kadar Türkiye'nin de aralarında olduğu aday ülkelerin bütün anlaşmaları gözden geçirilmek zorunda.
Tam üyelikten çıkış ilk kez oluyor. Çıkan ülke ne yapacak? Seçenekleri sıralayalım; 1-Norveç Modeli (Avrupa Ekonomik Bölgesi içinde yer almak) 2-İsviçre Modeli (ikili anlaşmalarla ilişki sürdürmek) 3-Dünya Ticaret Örgütü Modeli (AB pazarı için DTÖ kurallarıyla davranmak) 4-Brexit Modeli (AB ile İngiltere arasında özel kurallar) ve 5-Türkiye Modeli (üye olmadan Gümrük Birliği içinde yer almak)
Burada Türkiye; yaşlanan yavaşlayan, üyelerini kaybetme sürecine girmiş, referandumlarla siyasi birliğini zayıflatan, durgunluktan çıkamayan haliyle Avrupa Birliği'ne yeni şartlar dayatabilme şansı yakaladı.
Hatırlayın; mülteci kozunu kullanmaya kalktık, 3 milyar euro sözü verdiler. Ancak izleyen süreçte ikiyüzlü Avrupa, yan çizmişti. Yetmedi; vize konusunda sözlerinde durmadılar. Şimdi hem kel hem fodul haldeler ve şart ileri sürme noktasında değiller.
Son 10 yıldır papağan gibi tekrarladığım tezim şudur; AB, tam üyeliği bize altın tepside sunacaklar. Ancak (onlar için) o kadar geç olacak ki bunu reddedeceğiz. Şimdi yapılması gereken, artık bize zarar yazmaya başlayan ne deve ne kuş hale gelmiş şu Gümrük Birliği anlaşmasını yenilemek...
İhracatçımızın AB pazarını kaybetme riski mi? Risk göze alınmadan neyi başardık ki bu coğrafyada? Biraz cesur olmak gerekiyor.
Hele ki stratejisi iyi düşünülmüş cesaret, Türkiye'nin; Brexit'ten en kârlı çıkan ülke haline gelmesini sağlar.