ŞEREF OĞUZ Sabah ŞEREF OĞUZ

Tehlikeli güncelleme

Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenme süreci 13 Haziran'da Brüksel'de başlıyor. Öneri, AB Komisyonu'ndan gelmişti; güncelleme sayesinde Avrupa ile ticaret hacmimizin 300 milyar $'a çıkacağı vaadi söz konusu...
Peki, neyi kapsıyor bu güncelleme? Gümrük Birliği 2.0 diyebileceğimiz yeni sürümünde neler var? Görünüşe göre Türkiye'nin lehine olacak ama ben bu kanaatte değilim. AB'nin kötü sicili yüzünden emin olamıyorum.
GB, mevcut haliyle sadece sanayi ürünlerini kapsıyor ve geleneksel tarım ürünleri bu anlaşma dışında... Güncelleme ile GB'deki ürünlerin niteliği ve yelpazesi, tarım, hizmetler, sanayi ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde genişleyecek.
Bunun yanı sıra AB'nin Kanada, ABD ile yapacağı serbest ticaret anlaşmaları, Türkiye pazarını bu ülkelerin ürünlerine açarken, ülkemiz AB üyelerinin faydalanacağı gümrük kolaylıklarının dışında kalıyor.
140 milyar euro büyüklüğünde işlem hacmiyle AB'nin 5'inci büyük ticaret ortağıyız. AB üyesi olmayıp GB üyesi olan nadide konumumuzla, Brexit sonrası İngiltere için rol model bile olduk.
Ancak temel sorun, AB'nin Türkiye ile ilgili hayırlı rüya görmemesidir. Sığınmacılara sadece bu yıl 3 milyar euro maddi katkı sözleri vardı. Vize ayıbını güya gidereceklerdi.
AB'nin vizyonu eskimiş yönetimiyle güncelleme için masaya oturuyorsak, bu müzakerelerde altına imza atılacak her belge için iki kez düşünmemiz şart. Çeyrek asırdır kapısında beklettikleri AB, artık "caddedeki tek dükkân" değil ve Türkiye'nin bölgesel ittifak seçenekleri hızla çoğalıyor.
Dikkat çekerim ki bu tehlikeli güncelleme ile AB her ne kadar "taahhütlerimizi yerine getiriyoruz" dese de önceki taahhütlerini yerine getirmemiş bir kurum olarak artık inandırıcılığı kalmamıştır.
Bu yüzden GB güncelleme sürecinde Türkiye'nin kendi ev ödevini çok iyi yapması, güncelleme çalışmalarında proaktif tutum izlemesi şart. O anlı şanlı üniversitelerimizin ekrandan eksik olmayan hocalarının, TV stüdyolarına ara verip bu güncellemenin tehdit ve fırsatlarını çalışması gerekir.
Önerimi yineliyorum: Tehlikeli güncelleme üzerinden, taahhüt tutma özürlü vizyonsuz AB yönetiminin muhtemel dümenine kurban gitmeyelim.