ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Lafla yerli oto yürümez

Çağrıyı hatırlıyorum; "Yerli marka otomobili yapacak babayiğit arıyorum." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu çağrısını BABA'lar cevaplıyordu: "Yaparız." Ancak haftasında çıkıp "yapamayız, yabancı ortağımız istemiyor" demişti. Yetmemişti; o yabancı ortak taa ABD'den, "yerli oto yaparsanız ülkenizdeki operasyonlarımıza son veririz" tehdidindeydi.
Derken çağrıyı, bu işin kurumsal muhatabı OSD (Otomobil Sanayicileri Derneği) değerlendirdi: "Efendim bize 6 ay süre verin, fizibiliteyle gelelim." Geldiler de... 160 sayfalık "nasıl yapılmaz" duygusuyla bezenmiş rakamların söylediği "yılda 200 bin oto için 5-7 milyar $." Bu rakam, zaten otomobil üreten ülkemizdeki bütün fabrikaların (yıllık 1 milyon 200 bin üretim) toplam maliyetiydi.
Ben bu süreçte şunu önermiştim: Mademki bizdeki BABA'lar YİĞİT değil, o halde bir YİĞİT bulalım ve ona BABA destek verelim ki yerli marka otomobilimiz üretilebilsin.
Otomotiv, sanayisi güçlü ülke çıktısıdır. Eğer bir ülkede otomotiv varsa, o sanayi iklimi, artık çok şeyi başarıyor demektir. Kaldı ki otomotiv, bu çetin coğrafyada, bin yıldır başkasının ürettiği silahla savaşmaktan kurtulmanın teknolojik adıdır. Yerli marka ise bize özgü teknolojinin rahmi olacaktır.
1937'de dünyanın en iyi otosunu üreten Mercedes'i 1938'de dünyanın en iyi tankını üretirken bulduk. 1937'de dünyanın en lüks otosunu üreten Rolls Royce'u, 1938'de dünyanın en iyi savaş uçağını üretirken bulduk.
Kendimize has teknolojinin kuluçkası otomotiv ise yerli marka oto üretimini, söylemden eyleme dönüştürmekte geç kalma lüksümüz olamaz ama sadece çenemiz çalışıyor. 21 prototipten 5'e inildi, seçilen model "çalıntı" diye karalandı. Bu işe kafayı taktım diye en yakın dostlarım dahi alay edip durdu.
Arkadaşımız Betil Baş'ın sorularını cevaplandıran Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, "montajla bir yere varamayız, yerli marka otonun ardından uçak gemisi gelir, bu işe dört elle sarılmalıyız" derken haklı... Haklı da son 5 yıla bakıyorum, laftan başka bir şey üretmemişiz ki... En son TOBB, "taahhüdümdür" diye sahiplendi fakat kuvveden fiile çıkan somut bir şey yok...
Dünya, kendi giden, uçan arabalara geçiyor ve biz hâlâ kendi yerli otomobilimizin lafıyla yetiniyoruz. Eskiler, "lafla peynir gemisi yürümez" der. İnanın bana lafla yerli marka otomobil de yürümüyor.