ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Porsiyon küçülsün artanı paketlensin

Tarım Bakanımız Ahmet Eşref Fakıbaba'dan muhteşem bir öneri geldi; "lokantalarda porsiyonlar çok büyük, küçültelim, yarısı çöpe gidiyor." Ve devam ediyor: "Her yerde artan yemekleri kendim alıp götürüyorum, orada bırakmıyorum, biliyorum ki zaten dökülecek. Bunu sizlere de tavsiye ediyorum."
Muhteşem bir öneri zira israfı önleyeceğiz. 5 yıldır bu tezi savunuyorum ilk kez bir karşılık geldi, hem de tam adresinden... Neticede inancımız bize diyor ki, yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz...
Temel israf alışkanlıklardan biri, restoran müşterisi iken sergilediğimiz tutumdur. Yiyeceğimizden fazlasını sipariş eder, kalanları masada bırakır çıkarız. Restoran sahibi, yemediklerimizi hesabımızdan düşmediği gibi, kalanlar onun da işine yaramaz.
Hiçbirimizin aklına, "kalanları paket yap!" demek gelmez. Zira bunu ayıp sayıyoruz. Kalanları eve götürmeyi, kendimize yediremiyor, aklımız kalsa bile "el âlem ne der, garsona ayıp olur" baskısıyla susuyoruz.
Batı'da israfı önleyen alışkanlıklardan biri de "paket yap" uygulamasıdır. Bazı yerlerde "doggy bag" uygulamasını, siz istemeden sunarlar... Evdeki köpeği bahane edip kalanları paket yaptırırsınız. Fakat "evdeki köpeğe götüreceğim" bahanesine gerek duyulmaz bile.
Çünkü o yemeklerin parasını ödemiş olmanız, onların çöpe gitmesini gerektirmez. Bizim bu kültürel bloku kaldırıp, lokantalarda artanları paket yaptırmayı özendirmemiz şart. Hatta kalanları paket yapıyor olmak, restoranın refleksi olmalı... Garson biz istemeden hazırlayıp getirmeli. Artanları bırakan müşteri, "paketiniz burada" diye uyarılmalı.
Fakıbaba'ya önerim: "Paket yap!" adlı kampanya başlatmasıdır. STK ve restoranları devreye sokması, kamu spotu yapılması, liderlerimiz, bakanların, bürokrat ve ünlü sanayici, işadamı, sanatçı, bilim insanı ve kanaat önderlerinin "paket yap!" kültürünü yerleştirmesidir.
Yemeğini arkandan ağlatma!