MELİHA OKUR

Buzdolabındaki yönetmelik!

Türkiye iletişim teknolojisinde sınıf atlamaya çalışıyor. Fakat önümüzde bir eşik duruyor. Ya bu eşiği atlayacağız, ya da debelenip duracağız. Peki bu eşik ne? Türkiye dijital devrimin hızını ve kalitesini yakalamak için 18,8 milyon haneye sabit fiber optik hatlarını çekmek zorunda. Türk Telekom, Turkcell, Vodafone, Avea, Süper Online, TTNET, TurkNet ve alternatif operatörler deli gibi çalışıyor. Geçen yıl 2.3 milyar lira yatırım yapan T. Telekom, paranın büyük bölümünü fiber hatta harcadı. Bu yıl 2.4 milyar lira yatırım yapacak.
Fakat şirketler kıskaçta. İki güçlüğü bir türlü aşamıyor. Yerel yönetimler kablo döşemeyi ve baz istasyonlarını rant kapısı gördükleri için şirketlere büyük zorluk çıkarıyor. Bürokratik engellerle işi baltalıyorlar.
Yaklaşan yerel seçim hesabı yüzünden olmalı ki, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı konuyu gündemine bile almıyor. Oysa bakanlık müthiş bir işe imza attı. Bilgi teknolojileri gelirinin yüzde 20'sini yasal bir düzenlemeyle kendi portföyüne kattı. Bunu yaparken gerekçesi yazılım sektörünü destekleyici kaynağı oluşturmaktı... Teşvik kapsamında olmayan sektörü destekleyip yazılım girişimcisini zıplatmaktı.
***

İlk adım atıldı ama destek için çerçevesi çok iyi çizilmiş bir yönetmeliğin hazırlanıp yayınlanması gerekiyordu. Üzerinden altı ay geçti. Yönetmelikten ses seda yok. Sanki konu kaldırıldı. Niye? Birileri çok mu rahatsız oldu? Nasıl oluyor da, "Türkiye'yi bilgi otobanına dönüştüreceğiz" diyen bakan Binali Yıldırım'ın elinden kurtuluyor bu iş...
Altyapı sağlam, üstteki arabalar on numara ama gerektiği kadar bu yapıya uygun trafik var mı? Sorun bu. O yüzden herkesin "Haydi Yıldırım eşiği birlikte atlayalım?" demesi şart. Eğer teşvik verilirse dünya devleri Türk şirketleriyle işbirliği yapacak. Hayatımızı değiştirecek dijital platformlar gelişecek. Entertainment anlayışı ve medya değişecek. İçerik öne çıkacak. Tıpkı altı yıl önce kurulan TTNET içinden çıkan Tivibu gibi markalar ve iş modelleri doğacak. TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, "Tivibu ismini bulmak için bir yıl çalıştık" diyor.
Tivibu, eve, cebe, Web'e giden bir mecra yarattı. Bu mecralara ve yarattığı ekonomik değere dikkat.
Hayatımızın çeşitliliği artıyor.