MELİHA OKUR

Kadro kurultayı

DünAnkara'da 36 derece sıcakta CHP kurultayını izlerken Kemal Kılıçdaroğlu'nun sık sık gönderme yaptığı "Zamanın ruhu" sözüne takıldım. İfade kulağa hoş geliyor. Ama "değişim, değişim, değişim" diyen CHP'ye acaba uygun mu? Partide değişimi tavan da taban da benimsemiş. Fakat fikir hâlâ söylemde. CHP artık sloganlarla konuşmamalı. Siyasete yeni kavramlar kazandırmalı.
Parti kurultaya iyi hazırlanmış. Fakat Arena salonunun içi 45 dereceydi, yandık kavrulduk.
Salonun dört bir köşesinde, türbanlı türbansız kadının hem adı hem de kendisi vardı. Gençler, ellerindeki Arjantinli devrimci lider "Che Guevara" posterlerini hiç durmadan salladı. Sloganlar, alkış boldu fakat heyecan yoktu. Hiç "Biz bize" kurultay olur mu?
CHP bir türlü sokağa inemiyor. Bu kurultayda da halk yoktu.
Kılıçdaroğlu'nun konuşma metni bir "profesör" edasıyla hazırlanmış. İnsan, özgür medya, özgür bilim adamı, özerk üniversite, aydın sorumluluğu hepsi vardı metinde. Ama sokağa dokunulmadı. Çöken kapitalizmin geçen yüzyılda kalmış terminolojisiyle ekonomiyi, tarım toplumundan bilgi toplumuna geçişin hikâyesini "Hızlı balık yavaş balığı yutar" söylemini dinledik.
Bir anda kendimi, İstanbul Sanayi Odası'nın aylık meclis toplantısında sandım. Uludere, Samsun'da selde ölen 13 kişi, Erzurum'da barajda boğulan TEDAŞ işçileri, çöken madenlerin altında kalanlar, Ş.Urfa'da hapishanede yanan tutukluların öyküsü, hep kısaca geçiştirildi. Dış politikaya vurgu iyiydi. AB'ye daha çok vurgu arzu ederdim.
Biz bize kurultayının bir özelliği var.
Değişim ve dönüşümde partide görüş birliği olması. Zira Kılıçdaroğlu, genel başkan olmasına rağmen değişim vurgusunu parti meclisinde bile ifade edemiyordu. Şimdi bu değişim ve dönüşümü kiminle yapacağı, nasıl bir parti meclisi ve MYK oluşturacağı önemli. Sokağı okuyan bir kadro mu, yoksa değişime vurguyla yetinen entellektüel bir kadro mu? O da bugün çıkaracağı liste ile belli olacak. Kılıçdaroğlu, her ikisinin bir arada olmayacağını gördü. O yüzden kafası çok karışık.
Dün, Deniz Baykal, kurultaya geldi, genel başkana bir opsiyon verdi. Opsiyonu, "İlk seçime kadar destek." İlk seçim bir yıl sonra. Baykal bir daha başkan olmaz ama eleştirileri anlam kazanabilir.
Önder Sav da konuşmadan sonra geldi. "Kırgınlığım sürüyor ama CHP bizim partimiz" mesajı verdi.
Yetmez mi?
Bu kurultay seçim kurultayı bilesiniz!..