MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Ilgaz'dan esen rüzgâr

Daha yola çıkarken dilime düştü; Ilgaz Anadolu'nun/ Sen yüce bir dağısın/ Baharda yeryüzünde/ O cennetin bağısın...
Çocukluğumdan hatırladığım bu şarkı, Cumhuriyetin "imtiyazsız sınıfsız" bir toplum için, insanın ötekileştirdiği Anadolu'yu yücelterek değiştirme projesinin bir ürünüydü. Başaramayınca da o Anadolu hep "uzakta bir köy" olarak kaldı.
Ama artık uzakta bir köy değil, biri beş yıldızlı olan çok sayıda otelin de bulunduğu son yılların ilgi gören bir kayak merkezi var Ilgaz Dağı'nda... Bu yaz ortasında buraya beni, küçük oğlum Ege'nin Türkiye Kayak Federasyonu'nun snowbord kampına katılması getirdi... İyi ki de geldim.
Karadeniz'in doğası muhteşem... Hele Türkiye'nin birçok bölgesi sıcaklardan kavrulurken Ilgaz Dağı püfür püfür esiyor.
Kış aylarında kayak merkezleri dolup taşıyor. Görünen o ki, önümüzdeki yıllarda deniz-kum- güneş üçlüsü kadar dağorman- yayla üçlüsü de bir hayli ilgi çekecek.
Bir süre önce Kastamonu Daday'daki İksir Otel'in sahibi turizmci Gültekin Aydın şöyle diyordu:
"Küresel ısınma arttıkça Karadeniz çok önemli bir turizm destinasyonu olacak. Daha şimdiden Kıbrıs'tan Mersin ve Adana'dan çok sayıda yerli turist buraları tercih ediyor"
Ilgaz Dağı'ndaki kayak merkezi küçük ama çok ilgi görüyor. Ankara'ya yakınlığı nedeniyle bürokrasinin de ilgi odağında. Yazın ise ağırlıkla sporcular kamp yapıyor.
Buraya gelince gördüm, Türkiye Kayak Federasyonu bünyesinde çok farklı disiplinlerde onlarca çocuk ve genç sporcu yetişiyor. En dikkatimi çeken ise zihinsel engelli çocukların özel antrenörler eşliğinde eğitim alması...
Ama şu sorunun cevabını da merak ediyorum. Peki neden, bazı bölgelerinde 6 ayı kar altında kalan bir ülkenin kış sporlarında uluslararası çapta bir sporcusu yok?
Alp Disiplini Milli Takımın genç sporcusu Ömer Taşkesenlioğlu şöyle diyor:
"Altyapı yoktu. Kış sporları zor sporlardır ve altyapı olmayınca başarı gelmiyor. Bugüne kadar hep Türkiye ölçeğinde kaldık. Erzurum Üniversiad olimpiyatlarından sonra ufkumuz açıldı."
Türkiye'de kayak sporu yapan 20 bin civarında lisanslı sporcu var. Sayı çok ama uluslar arası bir başarı yok. Kayak Federasyonu Başkanı Özer Ayık iddialı konuşuyor ve umut veriyor:
"Kayak maraton koşusu gibidir. 6 yaşında başlarsınız 26 yaşında verim alırsınız. Başarılı ülkelerin 50-60 yıllık bir geçmişi var. Biz de altyapı son iki üç yılda gelişti. Hâlâ Erzurum dışında milli sporcuların ihtiyacını karşılayacak altyapı yok. Ama çok ciddi çalışıyoruz. Herkes yürürken biz koşuyoruz. Önümüzdeki 10 yıl içinde dünya çapında sesimizi duyarsınız."