MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Mesele Türkiye, soykırım bahane

Türkiye'ye yönelik derin bir kuşatma sürdüğü biliniyor. Bir değil, birkaç yerden saldırılıyor. İçeriden, dışarıdan; onlar yetmeyince uzaklardan saldırılar geliyor. Sık sık medya üzerinden, bazen raporlarla, bazen de hiç hesapta yokken Almanya'da olduğu gibi parlamentolar aracılığıyla Türkiye sıkıştırılıyor.
Alman Federal Parlamentosu'nun 1915'te yaşanan trajediyi soykırım olarak nitelemesi ve karara dönüştürmesi hiç şaşırtıcı değil. Çünkü sorun zaten 100 yıl önce Ermenilerin yaşadığı acılar değil. Sorun bugün yönünü ABD'nin tayin ettiği, kapsama alanında ağırlıkla AB ülkeleri, Rusya-Türkiye ve Brezilya gibi iddia sahibi ülkelerin olduğu küresel paylaşım savaşının nasıl şekilleneceğiyle ilgili.
Alman Federal Parlamentosu'nun soykırım kararı da bu süreçle ilgili. Mülteci meselesi parlamenterleri etkilemede bir aparat sadece. Eğer Alman parlamenterlerin derdi, sadece insanlığın yaşadığı trajediler olsaydı, öyle 100 yıl geriye gitmelerine gerek yoktu, dönüp sadece son 5 yılda Suriye'de katledilen 500 bin insanı görürlerdi. 10 milyona yaklaşan mülteciyi görürlerdi. Akdeniz'i mültecilerin ölüm denizine dönüştüren trajediyi görürlerdi.
Mesele insanlık ve Ermenilerin yaşadığı trajedi değil, mesele Türkiye'yi sıkıştırma meselesidir. Emperyalist ülkeler çıkarlarını korumak için mutlaka bir gerekçe bulur. Hiç gündemde yokken koca Alman Federal Parlamentosu'na bile "soykırım" kararı aldırabildiler. Ancak bu gerçeği sol siyaset yaptığını sanan siyasi aktörlerin görmemesi kadar garabet olamaz. Oylamaya katılan Türk parlamenterlere ise bir şey söylemeye bile gerek yok. Bu ayıp onlara yeter.