MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

AK Parti, CHP ve Akşener

İki gün boyunca Ankara'da ağırlıkla siyasi çevreleri dolaştım. Siyasi partilerde ve siyaset arenasında "Neler konuşuluyor, kim nereye yöneliyor, siyaset çevresinde yeni ve umut veren aktörler var mı?" sorularının cevabını aradım.
Şu çok net: Siyasette, muhafazakârından milliyetçisine, laikinden liberaline, Alevi'sinden Kürt siyasetçisine, hepsi de umudunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bağlamış durumda. Kızan da, öfkelenen de, ölümüne sahip çıkan da Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "mucizevi" bir çıkış bekliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, günlerdir partisine değişim vaat ediyor ama daha fazlasını muhalefet partilerinin tabanları bekliyor.
Türkiye'nin zor günlerden geçtiğini söyleyen yerel bir siyasetçi şöyle diyor: "Cumhurbaşkanı herkesi kucaklayan bir mesaj verse, gerilimden beslenen parti liderlerinin söyleyecek sözü kalmaz." Bu gerçek 2019'a doğru Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir seçim sorunu yaşamayacağını gösteriyor. Ama aynı şey AK Parti için söylenemez. AK Parti'de köklü bir değişim beklentisi var ve bunun nasıl sonuçlar doğuracağı da bilinmiyor. Küskünler kaygısı değişimi frenliyor.
Yeni bir siyasi hikâyenin yazılması için AK Parti'nin çevreye açılıp yeni isimleri, yeni yüzleri merkeze taşıması gerekiyor. Sorun, eskilerin "Biz buranın asıl sahibiyiz" diyenlerin oluşturduğu statüko. Bu statüko, eski tarz-ı siyasetle mi yoksa daha radikal bir yöntemle mi yıkılacak? AK Parti'nin cevabını aradığı soru bu...

Akşener ve Kaybedenler Kulübü
Ankara kulislerinde CHP, MHP ve yeni kurulması beklenen Meral Akşener'in partisi de çok konuşuluyor. İlgi odağında Akşener'in partisi var. Bu da siyasette asıl boşluğun muhalefet cephesinde olduğunu gösteriyor.
CHP'nin durumu tam da bu gerçeğe işaret ediyor. Son dönemde CHP içinde muhalif olan isimler "adalet yürüyüşüyle" susturulunca, partide suni de olsa var olan siyasi heyecan yok olup gitti. Şimdi koca koca parti yöneticileri bile klasik "koltuk" derdinde. Yani kimi delege, kimi il başkanlığı, kimi de belediye başkanlığı hesapları yapıyor.
Tecrübeli bir CHP'li, bu siyasetsizliğin sonucunu şöyle yorumluyor: "Ne çevremizi kuşatan küresel süreçlerle ilgili ufuk açıcı bir siyaset ortaya koyuyoruz, ne de FETÖ gibi kirli yüzü açığa çıkmış bir yapıya karşı ciddi tavrımız var. Bu da muhalefet cephesinde bir boşluk yaratıyor.
Eğer önümüzdeki süreçte bu boşluğu başka bir siyasi yapı doldurursa bu onların değil o boşluğun zaferidir."
CHP'li siyasetçi, bir anlamda MHP'den ayrılanların oluşturacağı partiyi işaret ediyor. Henüz ortaya bir fotoğraf çıkmadığı için Akşener'in sergileyeceği performans kestirilemiyor. Kimi bildiğimiz bir isim deyip, "dağ fare doğuracak" diyor, kimi de sürpriz bekliyor. Daha çok da, partiye kimlerin geleceği konuşuluyor. Şimdiden söylenen bazı isimler var. MHP'den ayrılanlar biliniyor. Yeni isimler arasında eski merkez sağcılar ve AK Parti küskünleri ön planda. Abdüllatif Şener, Ufuk Söylemez, DP lideri Gültekin Uysal, son günlerde bunlara Ümit Kocasakal, Metin Feyzioğlu ve gazeteci Levent Gültekin ismi de eklendi. Sürpriz olarak da CHP'nin Batı bölgelerinden 4-5 milletvekilinin geçeceği konuşuluyor.
Siyaset kulislerinde bu tablo CHP'den sonra ikinci 'Kaybedenler Kulübü' olarak yorumlanıyor. Çünkü geçmişinde siyasi başarısı fazla olmayan siyasi aktörler topluluğunun hızla değişen ve beklentileri yükselen topluma umut vermesi zor görünüyor.