ÖZLEM DOĞANER Sabah ÖZLEM DOĞANER

“Ver kırmızıyı”

Bugünlerde nereye gitsem televizyonlarda A Spor izlendiğini görüyorum.
Herkes futbol takımlarının transferlerini takip ediyor. Arkadaşlarımızın başarılı özel haberleriyle, transfer raporlarıyla ekran sürekli "kırmızı"...
Yine milyon euroluk transfer ücretleri havalarda uçuşuyor. Yani 2017-2018 sezonu öncesi yine kulüpler umut vaat ederek taraftarını çekme, yönetimde kalma telaşında...
Sportif başarıları (!) da ekonomik performansları da gölgede kalıyor böylece. Altyapı yatırımları, borçsuz ekonomik yapılanma yerine varsa yoksa yabancılara cazip gelecek yüksek ücretler, milli takım kavgaları...
Ekonomiyi bir bütün olarak büyüteceksek futbol gözardı edilmemeli.
Spor endüstrisinin toplam büyüklüğü dünyada 600 milyar doları aşıyor.
Sadece bilet satışları, medya hakları ve sponsorluklardan oluşan spor pazarının büyüklüğü yıllık 100 milyar dolar. Bu rakam 130 ülkenin milli gelirinden fazla. Bunun yüzde 80'den fazlasını futbol oluşturuyor.
Türkiye'de futbol ekonomisinin büyüklüğünün ise 5 milyar doları bulduğu belirtiliyor.
Ama bu rakam maalesef ne kaliteyi ne de başarıyı gösteriyor.
Dört büyük kulübün toplam borcu bu sezon yüzde 31.5 oranında artarak yaklaşık 6.5 milyar doları buldu.
Kulüpler artık borç ödemek için arazilerini satıyor. Gelirler ise küsen sponsorlar yüzünden sınırlı. Naklen yayın gelirleri en önemli kalem... Şampiyon Beşiktaş'ın stadyumuyla, forma satışıyla bir sezon boyunca elde ettiği gelirlerin toplamı 573 milyon TL...
UEFA ceza üstüne ceza yağdırıyor, hükümet borçlarını ödemeleri için kolaylık üstüne kolaylık sağlıyor. Hatta statlarını yapıyor.
Ama yıllardır daha iyi nasıl yöneteceğine göre değil, kim transfer sözü verirse ona göre yönetim seçiliyor.
Bu artık sadece spor değil ekonomi bakanlıklarının da gündemine gelmeli.
Başka bir sektörde olsa iflas etmişlerdi.
Banka olsalar TMSF el koyar yönetimleri değişirdi.
Bu transferlerle havaya savrulan kimin parası? Ülkenin servetine yazık değil mi?
Taraftarın renk aşkıyla ayakta duruyorlar.
Taraftar da küskün.
Bu yıl Beşiktaş ortalama 29 bin, Trabzonspor 27 bin, Galatasaray 18 bin kişiye oynarken, Fenerbahçe ise 12 bin kişide kaldı. Gelecek sezonun kombine biletlerine ilgi Beşiktaş dışında yok denecek seviyede.
Yani futbolda deniz bitmek üzere...
Bu düzene son vermek için ekonomistlerin futboldan uzak durmaması, yıllardır beklenen Spor Kulüpleri Yasası'nın bir an önce çıkarılması gerekiyor. Eğer çıkmazsa kendimiz üretmek yerine "transfer uçakları" indirmeye devam ederiz.
Pırıl pırıl statları, Euro 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'na evsahipliği gibi planları olan bir ülkede bu savrulan paralarla neler yapılmaz ki?