AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Lütfen onlara sarılır mısınız?

Cuma akşamı ne yaptınız?
Biz mahallede köpeklere baktık. Şimdi size ne benim köpeklere bakmamdan?
Şöyle...
O köpekler terk edilmişler. Alınmışlar, birkaç ay ya da yıl sahiplenilmişler sonra sıkılıp vazgeçilmiş ve parka atılmışlar.
Eh evlatlarından sıkılıp sokağa atıyor, gırtlağını sıkıyor, camdan fırlatıyor bazı insanlar.
Aklım almıyor, o şirin köpeklerin yara bere içindeki görüntülerine razı olabilenleri aklım almıyor.
Sevmeyi bilmeyenleri aklım almıyor. Masum canlılara işkence edebilenleri aklım almıyor.
Seviyormuş gibi yapabilenleri aklım almıyor.
Mini hayatıma girdiğinden beri çok şey öğrendim. O minicik ama insanlarla ilgili kocaman bilgiler verdi bana.
Mesela gerçek hayvan severlerin çok çok az olduğunu öğrendim. Köpeklere tiksinerek bakabilenlerin dört bir yanımızda nefes aldığını öğrendim. Savunmasız hayvanları döverek, tekmeleyerek tatmin olabilen yaratıkların adam yerine koyulduğunu öğrendim.
Tuvaletini yapmasın diye hayvanları aç susuz bırakabilecek kadar vicdansızlara da 'insan' dendiğini öğrendim.
Karşılıksız sevgi diye bir şey varsa ben onu Mini'de deneyimledim. Sadece orada olduğum için bir canlıyı mutlu edebilmenin hazzını deneyimledim.
Dedim ya sahipsiz köpekler bulduk sokağımızda. Hep beraber bakıyoruz komşularla. Sularını, mamalarını veriyoruz, yürüyüşe çıkarıyoruz.
Daha onlarca kapının önüne koyulmuş köpek dolanıyor Maçka Parkı'nda.
Lütfen imkanınız varsa evinizde yer açar mısınız onlara. Lütfen yuva verir misiniz onlara. O kadar uslular, o kadar hassaslar, o kadar kırılganlar ve tatlılar ki.
Lütfen sarılır mısınız onlara.
Lütfen eskimiş mobilya misali atmaz mısınız yollara.
Lütfen biraz sevmeyi dener misiniz. Zor gibi görünebilir ama vallahi değil.
Şefkat duygunuzun tozunu alın, yanına bir parça vicdan katın ve Allah'ın yarattığını aklınızdan çıkarmayın.
Bugünkü Diğer Yazıları