GÜLSE BİRSEL

Ve Türk genç kızları şahlandı!

Kürtajın yasaklanması gündemde, sezaryenle doğum yapmak için artık devletten izin almak zorundasınız, evli veya bekar olmanız, gebeliğin istenen veya istenmeyen gebelik olması, hatta sürpriz yapma arzunuz önemli değil, hamilelik haberiniz babanıza/eşinize devlet tarafından sms yoluyla veriliyor, 4+4+4 görünüşe bakılırsa temelde İmam Hatip'lerin bayındırlığı için hamhupşorolop diye geçiverdi, veliler şokta, bu esnada parasız eğitim isteyen öğrenciler hapiste...
Bu ahval ve şerait içinde, bir tepki bekliyorduk doğrusu. Hiç şaşırtıcı olmadı.
Ben diyordum, gençler, özellikle genç kadınlar daha fazla susmazlar, sokağa fırlar, Taksim Meydanı'na iner, bağıra bağıra seslerini duyururlar diye.
Ve nitekim öyle oldu.
Bir grup cengaver gibi genç kadın Taksim Meydanı'na çıkıp ellerinde pankartlarla, sloganlar atıp şarkılar söyleyerek yan yana, omuz omuza yürüdüler.
Ne için?
Justin Bieber, Türkiye'ye konsere gelsin diye!
Aşkolsun kızlar vallahi! İşte hayatınız, geleceğiniz için önemli konularda böyle bir araya gelip herşeye rağmen haykırın!

AĞZINA VURASIM VAR
Bu konuyla ilgili size güzel bir diskur hazırladım ama sonra. Şimdilik "Bari Justin Timberlake olaydı," demekle yetineyim. Yok o bile değil, Justin Bieber.
O Justin Bieber ki, çocuk istemediğim halde bende annelik hisleri uyandırıyor. Annesi olup çimcire çimcire, ite kaka dövesim var! O saçından tuta tuta mahalle berberine gidip "Vur abi şu tipsizin kafayı bir numaraya, yazın püfür püfür gezsin hayta," diyesim var! "Oğlum senin sesin daha kalınlaşmadı, ne bu hadsiz hadsiz kendinden uzun mankenlere yazılmalar, sümüklü," diye terlik atasım var! "Hiç sevmem büyümüş de küçülmüş çocuk, git top oyna, bilgisayar oyna, her lafa karışma," diye ağzına vurasım var. "Erkek çocuğu bu kadar süslü olmaz, ben bile saçımla başımla giydiğimle bu kadar uğraşmıyorum, adam ol adam, şımarma be," diyesim var. Ama desem de kesmez, illa döveceğim. Böyle bir kendini bilmezliğim var benim: Çok gıcık olduğum bir adam varsa, biraz da ufak tefekse, döverim gibi geliyor! Halbuki o fiziksel eşitlik ilkokul birde bitti, farkındayım.
Bir gün bu hayallerimi hayata geçirmeye niyetlenip 1.40'lık bir adam veya Justin Bieber'ın korumasından ağız burun çok fena dayak yiyeceğim, ondan korkuyorum.
Belki bende bir tuhaflık var.
Dayak işine, ilkokulda, erkeklerin kızları zevk için dövdüğünü fark ettiğimde başladım, tadını alınca da bırakamadım!
Kızların ezilmesine, erkek sınıf arkadaşlarımın kızlara vurup ağlatmalarına, onlara istediklerini kaba kuvvetle yaptırmalarına tahammül edemeyip, kolları sıvayıp daldım kavgaya bir gün!
Cüsse avantajım olsun, dava adamlığım olsun, gayet de muvaffak oldum.
Ekleyeyim, bir mahalle ilkokulunda okumaktaydım, sıralarda üç kişi oturuyorduk, arıza boldu! Kızlar baktılar ki biz de onları dövebiliyoruz, ufaktan direnişe katıldılar.
Kızların ezilme dönemi, birkaç hafta sonra, teneffüs kavgalarının zirveye çıkıp kızlar erkekler savaşına döndüğü, birkaç kırık gözlük ve yırtılmış yakalar eşliğinde berabere kaldığımız bir gün bitti! Zira erkekler de dayak yemekten yorulmuşlardı. Sonraki günler ve yıllar barış içinde kardeşçe yaşadık! "Hak verilmez, alınır" diye bir söz vardır malumunuz.
Hah işte bize, Türk kadınlarına, haklar verildi! Biz almadık yani. Sokağa çıkıp "Biz seçme seçilme hakkı istiyoruz" diye bağırmadık, yazılar yazmadık bunun için, arkadaşlarımızı örgütleyip meclise baskı yapmadık. Ne oldu? Atatürk şak diye verdi bütün kadın haklarını, hazıra kondu bizim anneanneler, büyük anneler.
Şimdiki kızlarımızın, gelecekleri bir yandan değişirken ve zamanında gümüş tabakla verilmiş hakları ufaktan ve çaktırmadan geri alınırken, Justin Bieber konseri peşine düşmelerinin sebebi bu rahatlık, bu rehavettir! Nasıl ki paranın yokluğunu bilmeyen varlığının kıymetini bilmez, özgürlükler de öyledir. Kaybedince anlarsınız ne değerli olduğunu.
Dayak yiyince kendinize gelip hakkınızı aramaya başlarsınız.
Kadın hareketinin marjinal bir "batik elbiseli, makyajsız, kızgın hanımlar" durumu olmadığını, bir kişisel özgürlük konusu olduğunu, eşit haklar talebi olduğunu, feminizmin bazı fena siyasilerin kullandığı gibi bir hakaret olmadığını, ancak özgürlükleri dayak yiyince anlayacak, genç kadınlar.
Ufaktan tokatlar başladı, umarım iş büyümeden bir titreyip kendine gelme olur bu toprakların kızlarında.
Çok mu ukalalık yaptım bilmem.
Ukala deyince, bak yine aklıma geldi, ben gidiyorum Justin Bieber'ı dövmeye!