NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Hiç de kuru konu değil

Kuruyemişten ansiklopedi çıkar mı? Hem de nasıl! Hiç de ‘çerez’ sayılmayacak tarihiyle, kültürüyle etkiler. Hem de çekirdek çitler gibi okunur, müptelası olunur...

Perşembe akşamı, giderken zaten hevesli olduğum ama dönerken 40 kere "İyi ki geldik" dediğim bir mini davete katıldım.
Giderkenki hevesimin sebebi, çok ağız sulandırıcı bir kitabın görücüye çıkacak olmasıydı. Bu 'takımın' (Overteam Yayınları) daha önce yayımladığı Rakı Ansiklopedisi' roman sürükleyiciliğindeydi. Şimdi de Kuruyemiş Ansiklopedisi hazırlamışlardı. Tadına bakmak için sabırsızlanıyordum. Hüsrev Gerede'den aşağı doğru indik. İstikamet Alancha'ydı.
"Fındık-fıstıktan ansiklopedi mi olurmuş" mu dendi? Duymamış olayım. Arka kapaktan ödünç alacak olursam, her çeşit eğlencenin misafiri, yemeğin lezzeti, sehpanın süsü, deyimlerin ve özlü sözlerin gizli müttefiki kuruyemişi, tarihiyle, kökeniyle, mitolojisiyle inceleyen kapsamlı bir başvuru kitabıyla karşı karşıyayız gerçekten de.
Duayen yayıncı Raşit Çavaş'ın genel yayın yönetmenliğinde, yemek araştırmacıları Nilhan Aras ve Nazlı Pişkin'in önderliğinde 33 yazardan 550 madde... Tadım, çok doğru bir işe destek vermiş. Çerez, nasıl hiç de çerez bir konu değil, insan sahiden etkileniyor.



Gelmiş geçmiş en etkili reklamlardan 'Aganigi Naganigi'yi bilmeyen var mı? Fındık Tanıtım Grubu'nun Ali Taran'a siparişi (1999) Özkan Uğur'un performansıyla coşar, millet 'performans' göndermesine bayılır, fındık satışı yüzde 30 artar...
Ünlü türkü 'Ben esmeri badem ile, fındık ile, fıstık ile beslerim'i duymamış olan? İlk dizesi 'Sarı kurdelem sarı' adıyla da bilinen bu hicaz türkü, rahmetli Müzeyyen Senar'dan gelsin...
Perde pilavının sosyolojik anlamını bilen peki? Siirt'in bu bol bademli, dolmalık fıstıklı, kuş üzümlü yöresel yemeği, aileyi temsil eder. Birliğini, bütünlüğünü, gücünü... Dışarıdan bakınca, içinde ne olduğu anlaşılmaz. Kesilince de dağılır, bir daha toparlanmaz. Kıssadan hisse: Evde olan evde kalır, ailede olan dışarı sızmaz. Hamur, aile birliğini sağlayan çatı kabul edilir. Pirinç bereket, et varlık, tuz ve baharat ağız tadı... Kuruyemişlerse evin neşesi sayılan çocuklar tabii ve bolca atılması icap eder!

KÜLTÜREL BOLLUK
Çekirdekçi taraftar mısınız? Demir leblebi misiniz? Diş buğdayına mı davetlisiniz? Büyük büyük dedeniz, 'Erik Ağası' mıymış? Her dem iki dirhem bir çekirdek misiniz? Müthiş bir kültürel bolluk bereket var kuruyemişin etrafında şekillenen...
Çaykovski'nin 'Fındıkkıran' balesini izlediniz mi? Çehov'un ünlü oyunu 'Vişne Bahçesi'ni? Muhsin Ertuğrul'un müzikal filmi 'Leblebici 'Horhor'u? Zeki Mürenli, Filiz Akınlı, Sadri Alışıklı 'Hindistan Cevizi'ni peki (Yönetmen Osman F. Seden)? Nuri Bilge Ceylan'ın 'İklimler'indeki fındık sahnesini? Absürt komedi 'Leyla ile Mecnun'un erikli, üzümlü, incirli parlak göndermelerini?
Ali Poyrazoğlu hepsini izlemiştir muhakkak. Ne alakası mı var? Akşamki davet, onun muhabbetli sahnesiyle muazzam lezzetlendi doğrusu. Sadece rolünün hakkını veren bir tiyatrocu değil Ali Poyrazoğlu, çok zeki, çok donanımlı, çok hikâyeli de bir adam. Lafı hep kuruyemişe bağlayarak, hayatı anlattı.
'Kuruyemiş Ansiklopedisi' de dünyaları anlatıyor. Çekirdek çitler gibi okunuyor, müptelası olunuyor.