BÜLENT TİMURLENK BÜLENT TİMURLENK

Gol olsa da beraber sevinsek

Hayatta “Kadınlar futboldan anlar mı?” kadar ofsayt bir soru yoktur. Kadınlar anlamak istedikleri her konuyu anlar. İşte tam da bu yüzden Burcu Kapu’nun yazdığı Hiç Pas Vermiyorsun kadınlar için bir futbol kılavuzu, erkekler için ise hiç anlamadıkları kadınları tanıma rehberi

Ne kötü bir soru öyle değil mi: "Kadınlar futboldan anlar mı?" Kısa ve öz cevabı vereyim ve biraz daha derinlerde yüzelim: Kadınlar anlamak istedikleri her konuyu anlarlar, basit ve "güzel oyun" futbol nedir ki!
Uzun yıllar önce Amerikan spor endüstrisinin tepe noktası olan Super Bowl'u (Amerikan futbolu finali) izleme sebebi, oyuna olan tutkum değildi. Ortada büyük bir ihtişam, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş teknolojiyi son noktasına kadar kullanan bir yayıncılık anlayışı vardı. Ne takımların tarihi hakkında bilgim vardı ne de oyuncuların kariyerlerini biliyordum. Oyun kurallarına da vakıf değildim, yıllar içinde bilmediğim bu spor dalının kurallarını öğrendim, takımların finale nasıl geldiğini araştırdım, Tom Brady gibi ikon sporcuların kariyerlerine göz attım.
Hayır, hiçbiri beni Amerikan futbolu uzmanı yapmadı, yapmaya yetmez de...

FUTBOLA ÂŞIK KADINLAR
İşte tam da bu yüzden doğru soru: "Kadınlar futboldan keyif alır mı, merak eder mi, sever mi, tutkusu haline getirir mi? Futbola "22 adamın bir topun peşinden koşturması" diye bakan milyonlarca erkek olduğu gibi; bu oyunu sevmeyen, 90 dakikasını TV başında geçirmek istemeyen, futbolu basit ama güzel bulmayan kadınlar vardır elbette.
Bir de milyonlarca erkek gibi futbola büyük bir aşkla bağlanan, stadyuma giden, hafta sonu programını maçlara göre yapan, "David Beckham" dediğinizde size yarım saat hayat hikayesini anlatıp oradan Luis Figo'nun Real Madrid'e transfer olduğunda Barselona şehrinde neler yaşandığını anlatabilecek, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş veya şehrinde hangi takımı tutuyorsa 11'ini bir çırpıda sayabilecek kadınlar olduğu gibi...

FUTBOL SEVGİSİ BABADAN
Şimdi derin sulardan sahile çıkalım ve şezlongun kenarında duran bir kitaba uzanalım... Kitabın yazarı moleküler biyoloji ve genetik diplomasının yanı sıra pazarlama üzerine de yüksek lisans yapmış bir kadın. Kendi alanında da çalışmış, hayallerinin peşinden gidip ayakkabı tasarımı eğitimi de almış. Durun daha futbola gelmedik çünkü futbolu sevmek çocukluktan babanın kucağından başlar bu hayatta.
Hangi kadın hayalindeki ayakkabıyı giymek istemez ki? Bu kitabın yazarı fazlasını yapmış kendi markasını yaratmış. Ardından bir başka tutkusu futbolun peşinden koşmaya başlamış. Önce radyo programı ardından televizyonda Tutkumuz Futbol programı. Dünyanın dört bir köşesinden futbol hikayeleri anlatmış yıllarca.

HINZIR BİR KİTAP
Hiç Pas Vermiyorsun adı gibi hınzır bir kitap... Burcu Kapu çocukluğundan beri biriktirdiği, bir köşeye not ettiği futbol dağarcığını, yaşadığımız hayatın sokaklarıyla verkaça sokmuş. Futbolu iyi bilen, hikayelerini yazmış bir kadının hemcinsleri için hazırladığı bir kılavuz aslında bu kitap. Oyunun kurallarından başlıyor, tribünler, tezahüratlar, efsaneler, kulüpler bir zaman sonra Zeki Müren, Ajda Pekkan ile buluşuyor ceza sahası önünde... Evet kitap, futbolu seven ama kısa zamanda tarihi ve figürlerini öğrenmek için bir başucu kaynağı ama aynı zamanda Gareth Bale gibi depara kalkmış diliyle de erkekler için kadınlar karşısında bir hayatta kalma rehberi...
Bu hayatta Boca Juniors'ın stadının adının neden La Bombonera olduğunu, Metin Tekin'in gol attığı maçın ardından taksi şoförüyle yaşadığı diyalogları okuduğunuz satırlardan sonra bir yerde şair Ah Muhsin Ünlü'nün dizeleriyle karşılaşıyorsunuz: "Samimi olmak en güzel keramettir, bırakın uçmak kuşlara kalsın." Sizce de bu gol değil mi? Bakın hiç ofsayt demedim... Ne samimiyete kalksın; ne de kuşlara o ofsayt bayrağı bu hayatta...