ADNAN BOYNUKARA ADNAN BOYNUKARA

Zana ve kardeşliğin tutkalı

Kürt siyasetinin önemli aktörlerinden Leyla Zana'nın, Kürt meselesi ve bu meselenin çözümü konusunda Başbakan Erdoğan'ın üstlenebileceği role ilişkin sözleri, umutların yeşermesine neden oldu. Çıkış ve görüşme birkaç noktada önemli ve anlamlı. Meselenin konuşulmasının önünde engel gibi duran muhataplık sorununa katkısı, Başbakan Erdoğan'ın rolünü teyit etmesi, şiddet dışı çözümün mümkün olduğunu ortaya koyması, çözüm konusundaki kararlılığın yenilenmesi ve bununla birlikte çözümsüzlük iradesini beyan edenleri deşifre etmesi gibi...

Muhataplık meselesi

Bilindiği gibi Kürt meselesinde temel tartışma muhataplık konusunda yaşanıyordu. Bu konu oldukça geniş bir cepheden tartışılıyor. Öcalan'ı işaret edenler, sivil siyasete vurgu yapanlar veya örgütün dağ kadrolarına vurgu yapanlar... Mesele, bölgenin temel dinamikleri ve siyasal tercihleri dikkate alındığında yukarıdaki önerilerin yetersiz olduğu görülüyordu. Çünkü bu öneriler, sadece PKK çizgisindeki unsurları kapsamaktaydı ve bölgenin tamamına hitap etmekten uzaktı.
Bölge gerçeklerinden uzak olmanın yanı sıra, siyasal tercihlerini PKK yörüngesindeki siyasi partilerin dışında ortaya koyan Kürtleri görmezden gelmekteydi. İşte Zana'nın bu çıkışı muhataplık konusunun daha geniş bir zeminde tartışılabileceğini ve Başbakan Erdoğan'a ilişkin vurgusuyla da bunun gerekliliğini ortaya koydu. Çünkü Tayyip Erdoğan sadece Başbakan sıfatıyla değil, bölgedeki siyasal ve toplumsal karşılığı ve aldığı oy nedeniyle de meselenin muhatabı.

Son 'tutkal'; Erdoğan

Zana, yaptığı açıklamada meselenin çözümü konusunda Başbakan Erdoğan'ın rolüne de vurgu yaptı. Bu rolün, sanılanın ötesinde çok daha güçlü olduğunun altını çizdi. Toplumsal psikolojiyi ve duyguyu okuyan herkes biliyor ki, Başbakan Erdoğan Türk-Kürt kardeşliği konusunda, önemli tutkallardan biri. Bu, siyasal tercihini bir kenara bırakarak meseleyi analiz eden herkesin göreceği bir gerçektir. Zana da bu gerçeğe işaret etti.
Zana'nın Başbakan Erdoğan'a ilişkin sözleri, görünenin ötesinde anlama sahiptir. Çünkü ilk kez bir Kürt siyasetçisi ve bölgede siyasal-sosyal karşılığı olan bir isim, Başbakan Erdoğan için bu türden anlamlı cümleler kuruyor. Başbakan Erdoğan da, bölge için taşıdığı anlamın farkında olan ve terörün neden olduğu acıları derinden yaşayan bir lider olarak, Zana'nın ziyaret talebini kısa sürede cevaplandırdı ve görüşme süresini olabildiğince geniş tutarak bu çıkışı olumlu bulduğunu da gösterdi.

Şiddet dışı çözüm mümkün
Başbakan Erdoğan-Leyla Zana görüşmesinin taşıdığı önemli anlamlardan biri de, şiddet dışı çözümün mümkün olduğu gerçeğidir. Aslında, vicdanını şiddete teslim etmemiş olan ve şiddeti hak arama aracı olarak görmeyen herkes bu gerçeğin farkında. Belki de insanlar adım atmaktan çekiniyordu. Terör örgütü üst yönetiminin "tek çözüm silahlı mücadele" ısrarı ve örgütün bu çıkışından destek alan kimi siyasi aktörlerin Zana'yı "saflıkla" suçlamaları, bu çıkışın anlamını artırmaktadır.
Terör yanlıları ve kimi milliyetçi unsurların tüm eleştirilerine karşılık, bu tutum doğru ve desteklenmesi gereken bir tutumdur. Bu çıkışta var olan temel risk, eleştirilerden etkilenerek süreçten geri adım atmaktır. Buna izin vermemek lazım. O nedenle ilk çıkış anlamlı ve önemli Ancak toplumsal vicdanın sesi olmasını sağlamak ve bu sürece katkı vermek gerekir.
Bu arada, kimse kimsenin rolünü çalmıyor. Zana'nın girişimini rol çalma değil, "kapı aralama" şeklinde değerlendirmek daha doğru olur. Çünkü açıklamalara bakılırsa, herkes rolünü oynamada kararlı! Hâlbuki bu çıkış, çözümün gerekliliğine ve mecburi olduğuna ilişkin bir çırpınıştır, zamanın ruhuna politik tercümanlıktır...