SALİHA ZİYA SALİHA ZİYA

Libya'nın seçimi

Libya'da 7 Temmuz'da düzenlenen genel seçimler, yeni dönemin şekillenmesi ve istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Kaddafi'ye karşı savaşan 200 bin kadar eski isyancının silah bırakmayı reddetmesi, savaş nedeniyle küçülen ekonominin neden olduğu rahatsızlıklar ve ülkenin çeşitli bölgelerine yayılan etnik çatışmalar gibi temel sorunlar karşısında Ulusal Geçiş Konseyi'nin çözümsüz kalması nedeniyle Libya halkı düzen ve istikrar için tüm umutlarını seçimlere bağlamıştır.
Seçimler öncesinde devam eden etnik çatışmalar, Bingazi'de federalizm yanlısı silahlı grupların seçim merkezlerini yağmalaması ve birkaç kentte yaşanan bombalı eylemler ülke genelinde gerginliğin had safhada olduğu kanısını uyandırsa da, seçimler birkaç münferit olay dışında sorunsuz geçmiştir. Gerek kısa sürede tamamlanan seçim organizasyonunun sorunsuz ve şeffaf işlemesi, gerekse 1964'ten beri seçim tecrübesi olmayan halkın bayram havasında katıldığı oy verme işleminin kurallara uygun bir şekilde gerçekleşmesi, Libyalıların ağır bedeller ödeyerek elde ettiği devrimin arkasında durduğunun bir göstergesi olmuştur.
Seçim sonucunda oluşacak kurucu mecliste 120 sandalye bağımsızlara, 80 sandalye siyasi partilere ayrılmıştır. Yeni anayasayı hazırlayarak ülkeyi 2013'te düzenlenecek genel seçimlere hazırlayacak olan mecliste yer alabilmek için 100'den fazla siyasi parti ile 3000 kadar bağımsız aday yarışmıştır. Libya'da gerek ideolojik farklılıkların henüz oluşmaması, gerekse halkın İslami değerlere oldukça bağlı olması nedeniyle, siyasi yelpazede İslamcı, liberal ve milliyetçi kanat arasında net bir ayrım yapmak zordur. Her siyasi parti sosyokültürel dokuya uygun olarak İslam'a referans vermiş ve Libya'nın bütünlüğünü temel alan milliyetçi bir söylem geliştirmiştir.

Seçimin galipleri ve mağlupları

Seçimlere çok sayıda siyasi partinin desteği ile giren Mahmud Cibril liderliğindeki liberal eğilimli Ulusal Güçler Koalisyonu seçimi önde bitirmiştir. Partinin bu zaferi, dünya basınına Arap Uyanışındaki İslamcı dalganın kırılması olarak yansımıştır. Ancak Libyalıların Cibril'e olan desteğinin altındaki sebepler çeşitlidir. İsyanın başlangıcından itibaren devrimcilere katılan, geçiş hükümetinde başbakanlık yapan ve batı ülkeleriyle iyi ilişkilere sahip olan Cibril, NATO operasyonunu Kaddafi'ye karşı kazanılan zaferde en önemli etken olarak gören Libyalılar tarafından ülkenin istikrarı açısından kilit isim olarak görülmüştür. Cibril'in ülkenin en büyük aşireti olan Verfela'ya mensup olması da Libya genelinde destek görmesinde etkili olmuştur. Bunun yanı sıra Cibril, güçlü bağımsız adaylarla işbirliğine girmiş ve kampanya sürecinde basın organlarını etkin kullanarak halka erişebilmiştir. Liberal ve seküler sıfatlarını reddeden Cibril'in İslami değerlerin politikanın ayrılmaz bir parçası olduğu görüşünü dile getirmesi ve halk arasında dindar kimliği ile bilinmesi de Libyalıların tercihini etkilemiştir.
Seçimlerden ikinci olarak çıkan Adalet ve İnşa Partisi, Kaddafi döneminde yer altında ya da yurt dışında faaliyet gösteren Müslüman Kardeşler tarafından kurulmuştur. Cibril'in Ulusal Güçler Koalisyonuna oranla dezavantajlı bir şekilde seçime giren bu partinin yapısı göz önüne alındığında, seçimlerden ikinci olarak çıkması bu partinin hatırı sayılır bir başarıya imza attığının işaretidir. Zira bölgedeki diğer ülkelerden farklı olarak genele yayılmış dindar toplum yapısı, Libya'da ideolojik olarak İslam'ı ön plana çıkaran Müslüman Kardeşlerin ayrıcalıklı bir konuma oturmasını engellemektedir. Diğer yandan Kaddafi döneminde yürütülen örgüt karşıtı yıpratıcı politikaların etkisi halen devam etmektedir. Yıllarca ülkeden uzak kalmış örgüt üyelerinin Libya'nın seçilmesi muhtemel çok sayıda bağımsız adayla olan bağlantısı hesaba katıldığında partinin seçim sonrası süreçte etkin rol oynaması öngörülmektedir.
Seçimin galiplerinden birisi de Misrata'dan birinci parti olarak çıkan Abdurrahman Suvehli liderliğindeki Vatan İçin Birlik Partisi'dir. Eski rejimin bir parçası olarak gördüğü Cibril'le olası bir koalisyona şiddetle karşı duran Suvehli, Libya'nın en güçlü milis gücü olan Misratalı eski isyancıların desteğini alması açısından Libya siyasetinde etkin bir isim olmaya adaydır.
Libya seçimlerinin kaybedeni ise Bilhac ve Selefi partiler olmuştur. Trablus Askeri Konseyi lideri olan Bilhac'ın yenilgisinde, iç savaş sırasında Trablus'un düşmesindeki tüm payı üstlenerek halkın sempatisini kaybetmesi etkili olmuştur. Önde gelen Selefi isimlerden Ali Sallabi ise isyan öncesinde Seyfülislam'la yakın ilişkilerinin getirdiği kötü ün nedeniyle başarısız olmuştur.
7 Temmuz seçimlerinde Libya halkı tecrübesizliğine rağmen muazzam bir demokratik olgunluk sergilemiştir. Libya'nın bir an önce istikrara kavuşması için, mecliste yer alacak siyasi partilerin ve bağımsızların da sağduyulu davranarak geniş kapsamlı bir koalisyon oluşturması önemlidir. Aksi taktirde ülkenin savaş sonrası yaşadığı bıçak sırtı geçiş dönemi, yeni bir kaos ortamına evrilmeye mahkûm olacaktır.