ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY) ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Lazın deniz görmemişi ha!

Belki bin kez söyledim…
Söylemekle kalsam iyi.
Yazdım da…
Bölgecilik yapmadım.
Şimdi de böyle bir niyetim yok…
Sadece PKK'ya mercek tutuyorum.
Güzel yurdumun diğer yöreleri gibi,
Karadeniz insanı da çile çekiyor.
Ama devletine karşı hiçbir zaman asi olmadı Karadeniz uşağı.

***
Karadeniz'e gidenler bilir…
Hele de Doğu'suna…
Yüksek dağları vardır…
Aşılması zor…
Denize paralel iki sıra halindedirler.
4 bin metreye kadar da yükselirler.
Heybetlidir,
Kaçkarlar, Karçallar, Zigana ve Canik dağları.
Yaban hayvanları cirit atar bu tepelerde…
Her yıl en az iki kişiye ayı saldırır.
Buna rağmen dokunmak yasaktır onlara...

***
Bir de denizi vardır,
Azdı mı önüne çıkanı yutan.
Yöre insanı ekmeğini ya dağdan,
Ya da denizden kazanmak zorundadır.

Boyu on metreyi aşan dalgalara,
Küçük takasıyla kafa tutar…
Bir üçüncü yol ise gurbettir…
Çocuklarının nafakası için,
Yerini yurdunu terk eder Karadenizli.
Gider,
Çok uzaklara gider...
***
Adı Yasin Şimşek.
Rizeli
bir delikanlı…
Facebook'taki isyanı dikkatimi çekti.
Bakın ne diyor Yasin;
***
"Lazca konuşma merakım hiç olmadı.
Ana dilde Lazca isteğim de.
Toprağımda hep gurbeti yaşadım.
Bazen inşaatçı oldum, bazen hamal.
Bazen yurt dışına göç eden emekçi.
Patika yollarla doludur yaşadığım yer.
Keleşi elime hiç almadım.
Pusu atmadım askere, polise.

***
Açlığı iyi bilirim.
Beraber yüklendik ülkenin yükünü.
Emekçileri oynadık nesiller boyu.
Sen susuzluktan yakınırken,
Ben sellerin sürüklediği molozlar arasında anamın babamın ölüsünü aradım.

Sen kaçakçı oldun,
Ben bir eğe ile tabanca yaptım.
Silah ürettim evimin ahırında,
Namlu taktım oyuncak tabancaya.
***
Bazıları bizi birbirimize benzetir.
Lazlar Kürt'ün deniz görmüşüdür der bilirsin.
Benziyor muyuz gerçekten?
Hem çok, hem hiç!

***

Benziyoruz;
Sen karnı burnunda anne adaylarını,
Kızak ile hastanelere taşırken
Ben sırtımda taşıyorum.
Benzemez miyiz?
Sen beton dökerken,
Ben duvarcılık yapıyordum.
Sen duvar örerken,
Ben demir döşüyordum.
Sen park simsarlığı yaparken,
Ben gazinoları haraca bağlıyordum.
Benzemez miyiz hiç?
***
Sana ulaşma konusunda devletin nasıl geç kaldığını iddia ediyorsan,
Benim de farkım yok bilesin.
Devleti hep jandarma diye bilir insanım.
Sizdeki gibi.
Benzemez miyiz?
Namus yüzünden silaha sarılıp,
Kimleri öldürmedik ki...
Silahı yaşamın parçası görme anlayışımız hep aynı.
Çok benziyoruz çok.
***
Kürtler, Lazların deniz görmemişidir!
Ne kadar doğru değil mi?
Hiç benzemiyoruz aslında,
Hem de hiç!

Ana dil hiç sorun olmadı benim için,
Bahane de olmadı.
Kültürel haklar gerekçesi ile hiç cana kıymadım ben.

Hiç pusu atıp mayın döşemedim körpe delikanlılara, yiğitlere,
Vatan için görev yapanlara…
Hiç işyeri yakmadım.
Hiç kepenk kapatmadım insanların yüzüne.
Hiç yollara düşüp caniliği, canileri savunmadım.
Hiç Mehmetçik ile puştu bir tutmadım,
***
Çanakkale'de ben de öldüm.
Yetmedi Pontus çeteleri ile mücadelede öldüm.
Ruslara karşı öldüm.
Yetmedi Kore'de öldüm,
Kıbrıs'ta da öldüm...
***
Bunu PKK gibi iğrenç ayrılıkçılık anlayışına
Kılıf uydurmak için malzeme konusu yapmadım.
Çocuklarımı terör örgütü için taş atsınlar, barikat kursunlar diye sokaklara salmadım.
Bayrakları çiğnesinler,
Milli marşı söylemesinler diye de öğütlemedim.
Lazlığımı, Türklüğümün önünde görmedim hiçbir zaman.
Dağa çıkmadım,
Mehmetçiğe pusu atıp mayınlamadım.
Bir oğlumu dağa, bir oğlumu üniversiteye, birini de askere yollamadım.
Devlete vergiden kaçıp,
Eşkıyaya haraç vermedim.
Gece dağda, gündüz devlette çalışmadım.
Hastaneleri basmadım,
Okulları yakmadım,
Şantiyeleri havaya uçurmadım.
Çünkü ben yediğim ekmeğe ihanet etmedim.
Ben tek bayrak, tek dil, tek vatan dedim…"
Evet Yasin'in isyanı bu.
Ancak şunu unutmamak gerekir ki Kürt halkının çoğu PKK gibi düşünmüyor.
Al bayrak için canını vermeye hazır olanlar da az değil...