SALİH TUNA SALİH TUNA

Aynı zamanda yüz kızartıcı bir suçtur bu

FETÖ davasından tutuklu yargılanan yazarların savunmalarından öne çıkan ifadeler medyaya yansıdı.
Üç aşağı beş yukarı ilk sorgularında söylediklerinden pek farklı bir şey yok.
Hülasa edecek olursak:
"Hizmet sandık terör örgütü çıktı. 15 Temmuz'daki gerçek yüzlerini görseydik gazetelerinde yazmazdık..."
"Sadece biz değil herkesi kandırdılar, neden sadece biz suçluyuz..."
"Ben onlardan değilim. Hiçbir zaman da olmadım..."
"Biz onları 'cemaat' biliyorduk, zaten 'terör örgütü' olduklarına dair de yargı kararı yoktu..."
***
Yazık ki meseleyi hâlâ anlayabilmiş değiller.
Hiç anlamış olsalardı, FETÖ'nün elindeki yargıdan "terör örgütü" olduklarına dair yargı kararı beklerler miydi?
Ayrıca...
Gladyo işgalinden nasıl ve hangi bedelleri ödeyerek kurtulmaya çalıştığımızı tastamam fehmetmiş de değiller.
Bilmiyorum, belki de anlamak işlerine gelmiyor.
Türkiye'nin FETÖ'yle çatışmaya girdiği tarih gayet nettir.
Mesela...
Bu yazarlardan biri bu çatışma tarihinde coşmuş, "Ben FETÖ'cü değilim ama Erdoğan'ı öldürecekler, cesedini bir çöplüğe atacaklar..." demişti.
***
Bu millet 15 Temmuz'da tarihte misli görülmemiş bir saldırıya uğradı.
Kendi ordusu tarafından, ordusu zannettiği hainler tarafından vuruldu.
FETÖ işgal hazırlıkları yaparken...
Malum yazarçizer takımı da FETÖ'nün ürettiği malzemeler üzerinden "muhaliflik" yapıyordu.
Aslında "muhalif" olmanın çok ötesindeydi yaptıkları.
FETÖ hesabına beşinci kol faaliyeti yürütüyorlardı.
Hançeremizi yırtarcasına, 17 - 25 Aralık 2013 "yolsuzluk" susturuculu darbe girişimidir derken, bunlar bizi "yolsuzlukları" örtmeye çalışmakla suçluyorlardı.
FETÖ'nün hedef gösterdiğine de matine- suare ateş ediyorlardı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanına "diktatör" demedikleri tek gün yoktu.
Ne oldu peki?
Bu aziz millet FETÖ darbesini kırıp ellerine verince ne hale düştüler?
"Aydın Doğan'ın kıymetlisi" bile FETÖ yargısını "hukukun üstünlüğü" diye pazarlamaktan vazgeçmedi mi?
***
Kendi kendilerini öyle iptizale uğrattılar ki kimsecikler ne dediklerine artık dönüp bakmıyor.
Halbuki kalem sahipleri cezaevine düştü mü kınından çıkmış gibidir kelimeleri.
Kalem tutsak edilemez çünkü. Bir yolunu bulur ulaşır gönüllere.
Bunların var mı akılda kalacak tek bir cümleleri.
Yok... Neden yok peki?
Neden olacak, düşünce suçlusu değiller de ondan.
Dahası, yüz kızartıcı bir suç isnadıyla (evet, FETÖ ile iltisaklı olmak aynı zamanda yüz kızartıcı bir suçtur) yargılanıyorlar.
Aslında sadece bunların değil...
Cemal Hasanların, Belge Muratların ve hatta o eski başbakan danışmanının da sözlerinin hiçbir kıymeti yok.
Zaten, "Erdoğan nefretiyle" kendi kendilerini öyle dar bir zindana, öyle korkunç bir hücreye kapattılar ki...
Allâme bile olsalar sadra şifa tek kelime edemezler.