MERYEM GAYBERİ MERYEM GAYBERİ

Kim koalisyon istedi?

7 Haziran'dan bu yana gazetelerde, televizyonlarda şöyle analizler yapılıyor:
-"Seçmen koalisyon istedi"
-"Seçmen AK Parti'ye ders vermek için 'koalisyon kurun' dedi.
-"Millet AK Parti-MHP hükümeti istiyor"
-"Ulus, CHP'yi iktidarda görmek istedi"
-"Halk CHMHDP koalisyonu için oy verdi"
-"Vatandaş kutuplaşmadan bıktı, koalisyon hükümeti istedi."

***

Mesela çevrenize sorun. Bu niyetlerle ve öngörülerle sandık başına giden bir tek insan var mı? İlaç niyetine "Ben gerilimden bıktım, bu sefer de koalisyon olsun diye oy verdim" diyen bir kişi bulamazsınız.

Böyle bir taleple sandığa gidenlerin olduğuna inananların, seçmen sosyolojisinden hiç haberi yok demektir.Ayrıca demokrasinin ve insanın doğasına da aykırı değil mi?

CHP'ye oy veren bir kişi, seçimden CHP-MHP-HDP koalisyonu çıksın diye mi sandığa gider?
AK Parti'ye veya başka bir partiye oy veren bir insan, partisinin tek başına iktidar olmasını mı ister, yoksa "bu kez bir ders vereyim de koalisyon kursun bari" mi der?

***

Seçmenin ne istediğine yönelik yapılan tüm yorumlar subjektiftir. Yorumu yapanın kendi niyetini, beklentisini veya ne anladığını gösterir. Çünkü bu konuda yapılmış bir araştırmanın somut verileri elimizde yok.

Kimin veya kaç kişinin "Ben koalisyon talebiyle sandığa gittim" dediğini bilmiyoruz. Yani bilimsel kesinlikle "Seçmen koalisyon istedi kardeşim" demek yanılgıdır. Tekil eylemlerden yola çıkarak, çoğul sonuçlara ulaşmak sadece kişisel yorumdur.

***
Bir diğer sorum da siyaset bilimci, analist, stratejiysen diye ahkam kesenlere olacak.
Ne diyorlar? "Koalisyon çok güzeldir. Gelişmiş Batılı ülkelerde hep koalisyon vardır."
Tamam, "Tuzu kuru" ve sistemi oturmuş birçok ülkede koalisyon var ama o ülkeler bu durumdan çok mu memnun? Bunu da kamuoyuna açıklasanıza!

****

Önceki yıl, tam iki sene boyunca Belçika'da hükümet kurulamadı. Belçika sokakları yangın yerine döndü, halk ayaklandı. Aylarca medya Belçika'daki 'rezaleti' dünyaya aktardı. Yine Fransa'da geçen sene aylar süren turlar sonunda hükümet kurulabildi.

Danimarka'da daha dün, 18 Haziran'daki seçimlerde hükümeti kurma görevi verilen Liberal Parti, görüşmelerin çıkmaza girdiğini ve hükümeti kuramayacağını açıkladı. İngiltere ise parlamenter sistemin koalisyon belasından bıktığı için, sistemini buna göre kurmuş.

İngiltere'de geçen Mayıs'taki seçimlerde yüzde 37 oy alan David Cameron'un başkanlığındaki Muhafazakâr Parti tek başına hükümeti kurdu. Aldığı oya tekrar dikkat: Yüzde 37! İtalya'yı hiç söylemeyelim. Geçen Mayıs ayında, koalisyon hükümetlerinin yasama-yürütmeyi yavaşlattığı gerekçesiyle sunulan yeni seçim yasasını onayladı. Artık İtalya'da seçimlerde yüzde 40'ın üzerinde oy alan parti iktidar olacak.

***

Son seçimlerle birlikte kimlik siyasetinin yeniden belirleyici olduğu ortaya çıktı. Seçmenlerin bir kısmı, gerilim ve algı operasyonları propagandasının da etkisiyle 13 yıldır "hizmet" ve "icraat" beklentisiyle oy verdiği AK Parti'den diğer partilere geçti. AK Parti'nin oylarındaki düşüşün MHP ve HDP'ye yansıdığı görülüyor.

Tam da bu ideolojik, kültürel ve kimlik kaygısıyla verilen oylar nedeniyle büyük bir koalisyon hükümetinin kurulmasının zor olduğu görülüyor. AK Parti, hiç kimseye kapıları kapatmadan en ılımlı duruşu sergileyen, iktidar ciddiyetine ve olgunluğuna en yakın parti.

Yüzde 41'in, yani 19 milyon oyun desteği ile Türkiye'nin geleceğinde de var olacağını gösterecek adımlar atacaktır…