GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Biz neyiz, ne değiliz?

Maçtan önceki basın toplantısında Fatih Terim'e, "İzlanda favori" dedirten gerçek ile oynadık aslında. Yoruma katılmadığımdan değil, bunu söyleten gerekçelerin sahibinin bizim taraf olmasından ötürü bu cümleye takıldım. İki sene önce Avrupa Şampiyonası için aynı sahaya çıktığımızda, "beraberlik kötü sonuç" iken, şimdi puan almayı başarı olarak niteleyen açıklamaların sahibi olmanın sorumluluğunu da sorguladım.
Sürekli olarak performansların takımıyız. Sistem veya kurgu içinde değil, Arda'nın, Emre Mor'un performansının veya Hakan Çalhanoğlu'nun frikiklerinin umudundayız. Takım mücadele etsin, eğrisi - doğrusuna denk gelsin diye bekliyor, milli maçları da böyle oynuyoruz. Bu nedenle 80'e yakın oyuncu gelip-gidiyor milli takım kamplarına. Veya her maçın on biri farklı oluyor. Rakibin durumuna göre oyun profili de değişebilir. Buna katılırım. Ama her maçın pozisyonlandırılmasında, üç-dört değişiklik yapılıyorsa, burada plan yoktur.
İzlanda'nın ikinci golüne bakalım. Defans arkasına atılan topu rakip ile birlikte kovaladı Mehmet Topal. Yetişemedi de, düşüremedi de... Çünkü üç gün önce defansif orta sahadayken, hep arkasında biri olduğunu bilerek oynuyordu. Bu maçta stoperlerden biriyken de bu refleks ile koşuyor. İzlanda, Volkan Şen ve Emre Mor'un koridorlarını kapadı. Hakan Çalhanoğlu'nu bildikleri için ceza alanı çevresinde temaslı mücadeleye bile girmedi. Fatih Hoca, defansı tamir etmek için orta sahayı bozdu. Bu bölgedeki açığı kapamak Kaan Ayhan'ı şans faktörü yaptı. En iyi hücum beki Caner için bir plan izlemedik. Ukrayna maçında verdiğimiz pozisyonların benzerleri de vardı. Her şeyin ötesinde oyun karakteri olmayan bir ekip olduk. "Savunma yapıyoruz" desek, değil. "Hücum ekibiyiz" desek, hiç değil. Oyuncu performansı ile bir yerlere gidiyorsunuz ve bunu "Teknik adam değil, yıldızlar takımıyız" cümlesiyle vücutlandıran oyuncuyu milli takıma almıyorsunuz.
Başımız da belli aslında, sonumuz da. Bir Platini bulup, üçüncüler için kontenjan açtırırsak, en başarılı takıma, teknik heyete ve federasyona sahip oluruz.