FATİH DOĞAN FATİH DOĞAN

Sorumsuz Ramon Motta!

Beşiktaş iki yıldır Avrupa kupalarına hasret kaldı. Prestij erezyonu kadar ekonomik kayıp da çok büyük. Borçlar bir taraftan, stat başta olmak üzere gelirlerin azalması diğer taraftan sıkıntılar çifte kavruldu. Stadı bitirmeden yeni loca, kombine satacak, yeni transferler yapıp yeni bir takım kuracak!
Şampiyonlar Ligi'ne kalınması özellikle de direkt katılmak bu açıdan çok önemli. İki yıldır Avrupa'da olmayan bir takımın bu kadroyla G.Saray'ın gerisinde kalıp ön eleme oynaması ve yoluna devam etmesi çok riskli... Olası seribaşı eşleşmelerinden çıkamayabilir.
Beşiktaş'ta herkesin bunun bilincinde olduğunu düşünüyorum ya da düşünmek istiyorum.
Karabük, Konya, dünkü F.Bahçe maçlarına bakıldığında bunun ciddiyetini fark etmeyen isimler olduğunu görüyorum. Skorun 1-1 olduğu, oyunda Beşiktaş'ın iki adım önde yürüdüğü bir derbide Motta'nın 58'de ikinci sarı karttan kendini attırmasına anlam veremedim. İster sorumsuzluk diyelim ister tecrübesizlik. Ancak Motta'nın takımını 10 kişi bırakması Bilic'in bütün hamlelerini elinden aldı. Gökhan Töre ardından Olcay'ın çıkartılması İsmail'in alınması zincirleme bir etki yaptı.
Fenerbahçe'de özellikle Emenike ve zaman zaman Sow topsuz alanda hiç olmadığı için bir fazla oynama avantajını kullanamadılar.
Maç başından sonra sadece iki, bilemedin üç pozisyon üretebilen F.Bahçe karşısında Beşiktaş yakaladığı 7-8 gol pozisyonunu değerlendirmeliydi.
Şampiyonlar Ligi'nde oynamak isteyen bir takım, oyun stratejisini rakiplerinin puan kaybetmesi üzerine kuramaz.
"1 puan hiç yoktan iyidir" demek kendini kandırmaktan öteye geçmez. Şampiyonluk apoletini eline almış F.Bahçe'nin eski şaşalı günlerinden uzak olduğunu ifade edelim. Beşiktaş bu şartlarda bir maçı Motta'lı ya da Motta'sız kazanamıyorsa geride kalan 4 hafta için güven vermiyor. Kalan 4 maçta hedefe ulaşılması için futbolcuların da en az hocaları Bilic kadar çalışmaları, en az Bilic kadar ter dökmeleri gerekiyor!..