ERMAN TOROĞLU ERMAN TOROĞLU

TFF hep sessiz kaldı

Melo olayıyla Nouma'nın vukuatı birbirinden çok farklı... TFF zamanında Melo'nun cezasını kesseydi bugünlere gelinmezdi

Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören buyurmuşlar. "Kulübü aynen Nouma gibi Melo'ya ceza versin" diye. Hem TFF Başkanı, hem savcı, hem hakim, hem de Anayasa Mahkemesi Başkanı gibi konuşmuş. Nouma'nın olayı ile Melo'nun bu olayını benzetmek eşyanın tabiatına aykırı. Ayrı iki olay.

BEŞİKTAŞ BİR TAŞLA İKİ KUŞ VURMUŞTU !
Nouma hatırladığınız gibi 'tombala' çekmişti. Demem bu benzetmeyle beraber Maraton programında bu 'tombala'nın süresini işlemiştim. Birinci çinko çıkmıştı, ikinci çinko bulunmuştu. Sonra da tombala olmuştu. Süre uzundu. Ama perde arkasında başka oyunlar da vardı. Beşiktaş, Nouma'dan kurtulmak istiyordu. Yöneticiler o zamanki TFF Disiplin Kurulu'yla dirsek teması kurup, benim Maraton'daki yorumlarımı örnek gösterip Nouma'ya 6 ay ceza çıkmasını sağladılar. Sebebi de 6 ay ceza alan futbolcuya alacakları verilmeycekti. Ve Beşiktaş bir taşla iki kuş vurmuş olacaktı. Ama Nouma gitt i Avrupa'da hakkını aradı ve kazandı.

CEZA ALSAYDI BUNLARI YAPAB İLİR MİYDİ?
Gelelim Melo'nun olayına:
Beyler kendinizi aldatmayın. Basın ikiye bölünmüş. Bir tarafta G.Saraylılar, bir tarafta Fenerliler. Kavganın asıl sebebi de şu: Emre atıldı tamam. Ama Emre'nin yanına mutlak birisinin takılması gerekirdi. Bu da Melo olmalıydı. Melo, Emre atıldıktan sonra bazı hareketler yapıyor. Hakem pozisyonu görebilir ona göre kart kullanır veya kullanmaz. Futbol yorumudur. Ama beyler bir şeyi unutmayın: Melo bir maçta Eboue ile beraber 'Pitbull çiftleşmesi' yaptılar. O zaman bu harekete bir kısım güldü, bir kısım da fazla ses çıkarmadı. O zamanki TFF, Melo'yu ve Eboue'yi Türk kültür ve ahlakına aykırı hareketten dolayı ceza heyetine yollasaydı ve okkalı ceza alsalardı bir daha o hareketi yapabilirler miydi? Veya Melo o günden sonra bu tarz hareketlere devam eder miydi?

KANAL KAPANIRDI

Siz cezayı vermediniz o maçtan sonra Mehmet Topuz ile Fenerbahçeli oyuncular "kangal'ın işeme hareketini" yaptılar Pitbull'a karşılık. Bunların hepsinin önüne geçecek olan merci Futbol Federasyonu. Düşünebiliyor musunuz, Eboue ile Melo'nun o sahadaki hareketini TV'de iki yorumcu yapsa RTÜK acaba o programı. Hatta TV'yi kaç ay kapatır? Türk örf ve adetlerine lafının altını çizerek.

EMRE, 'BENİ ATAMAZ' HAVASINDAYDI
Bülent
Yıldırım eski maçlarına göre iyi bir 90 dakika çıkardı. Çünkü Emre Belözoğlu nasıl olsa 'Bülent Yıldırım beni atamaz' havasında oynuyordu. Hani bir laf vardır, at sahibine göre kişner. Futbolcular hakeme göre sahada mücadele ederler. Maçtan evvel kendilerini öyle hazırlıyorlar. Ama ana fikir hep aynı. Madem Fenerbahçe'den attın, bir tane de Galatasaray'dan at. Yani eşitle. Yani eyyamcılık yap. Mesala 3 tane Fenerbahçe'den, 3 tane Galatasaray'dan oyuncu atılmaz diye bir kural var herhalde. Görünmeyen bir kural. Ama herkesin gördüğü!

TRİBÜN ŞİDDETİNİ TARAFTAR ÇÖZECEK!
E-bilet uygulamasından sonra artık ne kulüpler, ne TFF ağlayacak. Daha önemlisi TFF uyanırsa, e-bilet uygulamasıyla seyircisiz veya kadın-çocuklara oynatmaktan da vazgeçerler. İtalya'daki uygulamayı yapmalıyız. Statta kimin nerede oturduğu belli. Kimse gidip başka tribüne oturamayacak. Hangi tribün küfür ediyor, olay çıkarıyorsa o tribüne ceza keseceksin. Diğer tribünler maça gidecek. Bu ahlaksız ve zararlı seyircileri federasyon, polis, hakimler eğitemedi. Şimdi seyirci, seyirciyi eğitecek. O tribüne giremeyen düzgün seyirci ceza alıp yanında, önünde, arkasında oturan zararlıyı tribünden kovacak. Yoksa kendi de yanacak. Bunun en doğru yolu budur.

BU HAKEMİ BEĞENDİM
Geçen hafta Volkan Bayarslan adında bir hakem izledim. Bayağı beğendim, inşallah yanılmam. Maç skorlarına baktım, misafirleri ev sahibine yedirmemiş. Bu çocuk Büyükşehir Belediye maçında hata yaptı diye ve belediyede çalıştı diye üstüne gitmişlerdi. Komite 'Niye bizi ikaz etmedin' diye bu çocuğu dışlamıştı. Yahu kardeşim o kişiyi o maça tayin ediyorsan, önce aynaya bak, kendi suratına tokat at. İyi bir kumaşı var, üzerinde durulmalı.

HELAL BİLİC'E
Uzun
zamandır 'Evet hakemle maç kazandık' diyen bir teknik direktör görmemiştim. Cüneyt Çakır'ın resmen Beşiktaş'ın liberosu gibi oynadığı maçta bütün Kayseri ataklarını sildi, süpürdü. Üç puanı da Beşiktaş'a verdi. Kaç puan aldığını bilmiyorum. Ama Çakır'a puan vermeden evvel o maçın gözlemcisi tahmin ediyorum hem Zekeriya Alp'i hem de Uilenberg'i aramıştır, "Kaç puan vereyim" diye. Ama Kayserispor küme düşerse Allah o puanları kimden keser bilemem. Bazı ulema medya mensupları diyor ki, "Çakır'a bu kadar maç vermeyin, çok yoruldu." Ama onlar Çakır'ın ne kadar çok maç istediğini, maç verilmeyen haftalarda rahatsız olduğunu bilmiyorlar.

HER ZAMAN REKABET LAZIM
TFF
geçtiğimiz aylarda oldu bittiye getirerek Digitürk ile anlaşıp yayınları iki sene uzatmıştı. Beklenen karar Rekabet Kurulu'ndan dün çıktı. Bundan böyle diğer şifreli kuruluşlar da maçları yayınlayabilecek. Eğer siz uzatmayı yapıyorsanız, bunlara da canlı görüntü vereceksiniz diye doğru bir karar var ortada. Nerede rekabet var, orada doğru işler vardır. Korkmayacaksınız. Bu kararla Türkiye'de çok daha geniş kitleye hitap edilecek. Millet Digitürk'e üye oluyor, tonla para veriyor -özellikle kafe ve restoranlar- sonra sen Konya-G. Saray maçını şifreli vermiyorsun. Adamlar zaten 4 büyük takımın maçı için bunları alıyorlar. Günah değil mi verdikleri paraya! Böyle keyfi iş olur mu? Ama zannediyorum hesap soran da yoktu, dava eden de.

BEYOĞLU'NDA TİNERCİ DEHŞETİ
Beyoğlu'nda gene tinerci dehşeti başladı. Geçen akşam alkollü birine arkadan yanaşıyorlar, adamın dizinin arkasına tekme vuruyorlar. Adam sendelerken soyup ceplerini boşaltıp kaçıyorlar. Bir kısmının elinde bıçak ve kesici aletler var. Para vermesen arkadan gelip bıçakla dürtüyorlar. Herhalde önlem alınır. Çünkü turistler inanılmaz rahatsız.