ÖMER TAŞPINAR

Obama'nın Suriye politikası

WASHINGTON

Konuyla ilgilenen herkesin artık ezberlediği bir cümle var: "Obama yaklaşan seçimler nedeniyle Suriye'de askeri operasyon istemiyor." Benim de bu köşede sık sık tekrarladığım bir gerçek bu. Doğru olmasına rağmen, aynı zamanda bazı önemli yanlış anlamalara açık bir bakış açısı bu. Eğer başkanlık seçimleri bu kadar yakın olmasaydı ABD Suriye'de askeri operasyona "evet" der miydi? Washington'ın bütün Suriye hesapları seçim takvimi tarafından mı belirleniyor? Kısa cevap "hayır". Kanımca Obama yönetimi seçim takviminden bağımsız olarak Suriye'de askeri operasyon istemiyor. Bunun 3 temel nedeni var.
Birincisi Amerikan halkı Ortadoğu'dan bıkmış durumda. Halk kesinlikle yeni bir savaş istemiyor. Ekonomik kriz nedeniyle son 5 yıldır her zamankinden daha çok içeriye odaklanmış bir kamuoyu var Amerika'da. Sadece halk değil, yönetim de aynı bıkkınlık içinde Ortadoğu konusunda. Irak'tan çıkmış ve Afganistan'dan yakında çıkacak olan Obama yönetimi İslam coğrafyasından kendini kurtarmak istiyor. Uzun sürdü ama 11 Eylül'ün yarattığı travma artık yavaş yavaş yerini daha sağlıklı analizlere bırakıyor. Washington'ın uzun dönemli dış politika stratejisinde Ortadoğu'nun rolü ciddi şekilde azalıyor. Yapılan stratejik hesaplar hep aynı yönde: ABD için 21'inci yüzyılda en ciddi askeri, ekonomik ve jeopolitik tehditler Ortadoğu'dan değil Asya'dan kaynaklanacak. Bu nedenle ABD'nin dikkatini çok daha yoğun bir şekilde Asya'ya kaydırması gerekiyor. Özellikle Çin her alanda Washington için sorun doğurabilecek bir süper güç. Bu nedenle ABD'nin tehdit algılamasında ve stratejik hesaplarında Asya'ya doğru bir "pivot" yani bir "eksen kayması" yaşanıyor.
Obama için Suriye'den askeri açıdan uzak durmayı gerektiren ikinci neden Libya'daki şartların burada oluşmamış olması. Burada konu sanıldığı gibi petrol değil. Obama yönetimi uluslararası meşruiyete çok önem veriyor. Libya'daki operasyonlarda BM desteği çok önemliydi. Suriye gibi Ortadoğu'daki güç dengeleri açısından çok daha hassas bir ülkede ABD tek başına, yani Rusya ve Çin'e rağmen, hareket etmek istemiyor. Bu faktörlerin kasımda yapılacak seçimler ile pek bir ilgisi yok. Kısacası Obama, Bush yönetiminin aksine ABD'nin tek başına askeri maceralara girmesini istemiyor. "Unilateralism" yerine "multiletaralism" lehinde tercih kullanıyor.
Üçüncü ve son neden İran ile ilgili. Obama yönetimi çok iyi biliyor ki Suriye ile savaş İran ile askeri çatışma riski taşıyor. Suriye yukarıda ifade ettiğimiz gibi Ortadoğu'daki güç dengeleri ve SünniŞii kutuplaşması açısından son derece kritik konumda bir ülke. Bir bakıma Lübnan'daki dinamikler burası için de geçerli. ABD açısından Suriye'deki mezhep meselesi bu ülkeyi Libya, Mısır, Tunus gibi örneklerden ayırıyor. Nasıl ki Bahreyn konusunda ABD çifte standart uygulamak zorunda kaldıysa burada da Washington jeopolitik ve jeostratejik dengeler nedeniyle zor durumda kalıyor. Sonuç olarak ABD Ortadoğu'da İran ile savaşmak istemiyor. İsrail, İran ve Suudi Arabistan arasındaki stratejik dengeleri bozacak radikal bir adım atmak istemiyor. İşte bütün bu nedenlerle seçimler olmasa da ABD Suriye konusunda daha pasif kalmayı tercih ederdi diyebiliriz.