HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bunlar mı kurtaracak İstanbul'u?..

İzmir dönüşü, Florya'dan Etiler'e geleceğim.. "Sahilden" dedim Ercan'a.. TEM ve E-5'in halini bildiğimden.. Pazar günü, saat 3 falan.. Epeyi rahat gittik.. Sonra yavaşladık.. Sonra durduk.. Resmen durduk.. Niye?.. Köprülerin hali berbat ya.. Bir kısım da yüklenmiş Sirkeci- Harem araba vapuruna.. Vapur kuyruğunun ucu Yenikapı'ya dayanmış. İki şeritli yol inmiş tek şeride.. Kuyruk uygar vatandaşlar için.. Uyanık magandalarla dolu İstanbul'da ilerde kuyruğa sızmak isteyenler de, sol şeridi kilitleyince, durduk tabii.. Yol boyu tek trafik polisi yok.
Kaldık kaderimizle başbaşa.. Kumkapı çıkışına güç bela vardık. Ercan'a "Şehrin içine girelim. Bir yol buluruz, burda hıyar gibi beklemenin alemi yok" dedim.. Girdik.. Topkapı Sarayı girişine 100 metre kalana kadar geldik ki, o bağlantıyı plastik babalarla kapatmışlar. Kapatan Belediye... İş Park yapmış yolu.. Baktım, yolun öbür ucu açık.. Arabalar ordan Sarayın önüne çıkıyor..
Dubaların başında İş Park fişi kesen değnekçiye sordu Ercan...
"- Ordan çıkınca nereye gideriz?.."
"Sultan Ahmet Meydanı'nın içinden geçer, tramvay yolundan Sirkeci'ye inersiniz.."
Bizim istediğimiz de o zaten.. Ama benim bildiğim dediği yerler trafiğe kapalı..
Ercan "Tamam" dedi. "Biz karşıdan çıkarız.."
"Önce oto park fişi alacaksınız" dedi, İş Park görevlisi..
"Kaç para?.."
"15 lira.."
Girdik.. 100 metre gittik, çıktık, 15 lira.. İstanbul Ana kent Belediyesi resmen köprü başını tutmuş Deli Dumrulluk yapıyor, bizden baç alıyor.. Girdi çıktı, 15 lira.. Kapkara borsaya bakar mısınız?. Verdik tabii..
Sultanahmet'ten de, tramvay yolundan da elimizi kolumuzu sallayarak geçtik.
Kumkapı yolunda iki saat beklemek yerine, 10 dakikada Sirkeci'ye indik. Sirkeci- Beşiktaş arası da 10 dakika.. Oralar bomboş.. Sahil yolunda akan tek, bir tek şerit olsa.. Trafik polisleri uyanıkların tüm yolu tıkamasını engellese, ya da belediye Deli Dumrul'u oynayacağına, sahil yolunda bir şeridi gelişten alıp, araba vapuru kuyruğu yüzünden tek şeride inen Sirkeci gidişine eklese ve bizim bulduğumuz ve 15 liraya açtığımız yolu, bu köprü rezillikleri boyunca, kendi trafiğe açsa, duyursa, uzmanları şehir içinde başka by pas yolları bulup açıklasa ve köprü ile ilgisi olmayan araçları o yollara sevk etse..
O zaman "Belediye" olurdu, tabii.. Ve bunca rezillik yaşanmazdı.
Çarşamba gecesi saat 22.45.. Nispetiye Caddesi'nden Tepecik yoluna döneceğiz. Kavşakta yeşil ışığı bekleyen sıra var.. 34 UİM 51 plakalı otobüs sıraya girmeden sağdan geldi, kavşakta da durmadı, kırmızıda geçti gitti. Biz yeşilde arkasından. Otobüs durakta durunca, solundan geçmeye kalktık. Ayni anda o da hareket etti, soluna bakmadan.. Üstümüze çıktı, bizi sıkıştırarak. O dev, biz cüce.. Durduk tabii.. Az ilerdeki durakta ayni sahne tekrar..
Bu adam otobüs şöförü.. Bu kentin içinde yolcu taşıyan, kamu hizmeti yapan otobüs.. Onu terbiye edemeyen, etmeyi aklına bile getirmeyen Belediye mi, bu trafik faciasını önceden düşünüp önlemler alacak?.
***

Ortaköy'e geldik, pazar akşamı.. Ortaköy Meydanı'ndaki trafiği beklememek için ben Dereboyu Caddesi'nde indim.. Yaya geçidinden geçip Ertekin'e gideceğim. Orada bir ekip arabası var.. Işıkları yanıyor, mavi kırmızı.. Ortalık polis kaynıyor.. Yaya geçidine indik.. 34 TZA 91 plakalı ticari üstümüze sürdü..
"Yol bizim" diye bağırdım şöföre.. Üzerimize sürmeye devam etti, kolunu da camdan çıkarıp işaret yaparak..
Bir metre ötemizde trafik polisi bize bakıyor.. Sadece bakıyor iyi mi?.
"Gördünüz mü memur bey" dedim.. Arabanız ışıldıyor, bir yığın polis burdasınız.. Bu maganda sizden Allahtan korkar gibi korkmalı aslında ama zerre aldırmadan yaya geçidinde onca insanın üzerine sürüyor arabasını.. Çünkü sizin hiçbir şey yapmayacağınızı biliyor.. Alışmış.. Yapmıyorsunuz nitekim.."
Yazdım plakasını bir kağıda, eline verdim. "Al bakalım ne yaparsan yap!.."
Şimdi, bu trafik polisi mi, İstanbul'un hem de bu kriz içindeki trafiğine çözüm olacak?.
Güldürmeyin beni..
Ben Kara Yolları Genel Müdürü'nü dinleyip "Tatil"e gidiyorum.
Allah kalanların yardımcısı olsun..
Amin!.. (Bu belediye burda, o trafik müdürlüğü orda oldukça, Allahtan başkası yardım edemez İstanbul halkına, çünkü..)