HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Strip Tease de İstanbul'dan çıkma..

"Jüstinyen o akşam konsül kıyafetini değil, sıradan halkın giydiği bir kıyafet tercih etti, yanına da sivil giyimli iki muhafız aldı, tiyatroya gitti ve locasına yerleşti... Yaklaşık iki saat çeşitli gösterileri seyretti... Sonra parıltılı dans giysisiyle Makedonia sahneye çıktığında alkış tufanı koptu.
Yetenekli bir dansöz olan Makedonia'yı seyreden Jüstinyen, "Bundan daha üstün kim dans edebilir ki," diye düşündü...
Makedonia'nın ardından birtakım hazırlıklar başlamıştı. Önce sahnenin tamamı renkli bir örtüyle kaplandı. Sonra tiyatro salonunu aydınlatan bütün mumlar söndürüldü. Sadece sahne aydınlık kalmış, insana heyecan veren bir atmosfer oluşmuştu. Salon derin bir sessizliğe bürünmüştü...
Önce hafif bir müzik sesi duyuldu ve ses yavaş yavaş yükselmeye başladı.
Birkaç dakika sonra, bellerinden üstü ve dizlerinden altı çıplak son derece yakışıklı ve atletik vücutlu altı delikanlı, büyük bir tepsiyi, parmak uçlarında dans ederek sahnenin ortasına kadar getirip bıraktılar. Tepsinin içinde bir tül yığını vardı. Delikanlılar tepsinin etrafında dönerek dans ederken, biri en üstteki tülü aldı ve kayboldu. Sonra diğerleri de onu izledi. Sahneden ayrıldıklarında tepsinin ortasında birden, boğazına kadar mavi tüllere sarılı, muhteşem güzellikte, kıvrılarak ayağa kalkan bir kadın belirdi.
Kadın, parmak uçlarında seke seke tepsinin dışına çıkarak sahnenin ortasına geldi.
Önce elleri, sonra bacakları ve kalçaları müziğin ritmine uyarak dans etmeye başladı.
Hayır, bu kadın dans etmiyor, adeta durgun bir denizin üzerinde seyircilerle birlikte geziniyordu. Sanki bir peri kızıydı...
Daha sonra tek bir hareketle üstündeki mavi tülü fırlatıp attı, artık yeşil bir tülle dans ediyordu. Müziğin ritmi de değişmişti. Şimdi daha coşkulu müzikle dansözün vücudu da coşmuştu, seyirciler de...
Yeşil tül kendiliğinden yere düştü, güzel kadın dansına sarı tüllerle devam etmeye başladı.
Müziğin ritmi tekrar değişmişti.
Bu kez insanlar, sanki kızgın bir güneşin altındaki çölün ortasında susuzluktan çatlamış dudaklarıyla bir vaha aramaktaydılar.
Dansöz yere yattı, ayağa kalktığında üstündeki sarı tülün yerini pembe renkli bir tül almıştı. Sahnede baştan başa savrularak dönerken adeta uçuyordu. Bir anda öne doğru eğilerek bir baş hareketiyle pembe tülü üstünden fırlattı.
Altından al tül çıktı. Ve bu al renkli tül onun dansına başka bir hareket getirdi.
Vücudunun her bölümü sanki hızlanan müziğe uymak için ayrı bir ritim içindeydi.
Bu çılgınca gösteriyi nefesleri kesilerek seyreden herkes dansın sihrine kapılmıştı. Heyecan doruk noktasındaydı.
Dansöz sahnenin ortasına geldi ve birden müzik kesildi. İşte o an üstündeki al tülü de fırlattı, incecik beyaz bir tülün altındaki bütün vücudu gözler önündeydi ama sadece birkaç saniye. Sonra sahne karanlığa gömüldü. Ortalık tekrar aydınlatıldığında artık dansöz ortada yoktu. Salonda ise yer yerinden oynuyordu. Bu bir saatlik gösteri, Jüstinyen dahil herkese sanki bir dakika sürmüş gibi gelmişti...
O anda Theodora'nın kendisi de dahil, kimse bilmiyordu ki bu, onun tiyatrodaki son gösterisi olacaktı..." (Radi Dikici, Theodora, s.150,151)
Theodora'nın 520 yılında yaptığı bu son gösterisiyle seyircilerini şoke etmek için dans ederek striptiz yapmıştı. Anlaşıldığı kadarıyla striptiz, olağanüstü yetenekli Theodora'nın buluşudur.
Öğünmek gibi olmasın ama yine Konstantinople, İstanbul çıkışlıdır.
Bu son gösteriden sonra Jüstinyen Makedonia'yı Theodora'ya göndererek ertesi gün çalışma ofisi olan Hormisdas Sarayı'na gelmesini ister. Aşık olmuştur.
Buluştuklarında lafı hiç uzatmaz ve onunla evleneceğini söyler. Ama İmparatoriçe Eufemia karşı çıkar. Bu nedenle dört yıl beklerler. İmparatoriçe ölünce yasal değişiklik de yapılarak 525 yılında evlenirler. Jüstinyen'in imparator olan dayısı ölünce de 1 Ağustos 527 Pazar günü Ayasofya'da yapılan törenle birlikte taç giyerler.
Theodora artık imparatoriçe ve devletin mutlak hakimidir. O güne kadar ve o günden sonra da hiçbir imparatoriçe, kraliçe, çariçe ve sultanın sahip olamayacağı bir kudretle devletin yönetimine katılır. Onun her sözü Jüstinyen için bile emirdir.
Diğer önemli nokta, Jüstinyen ve Theodora'nın evlenmeden yaşadıkları Hormisdas Sarayı, daha çok bilinen ismiyle Bukeleon Sarayı 438 yılında İmparator II Theodosius (408-450)
tarafından yaptırılmıştı