HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Pazar neşesi

Eczacı yeni çırağı Temel'i yanına çağırdı ve "Bak oğlum.. Bu kasaba halkının kaçıncı şikayeti.. İstedikleri ilacı bir türlü raflardan bulup veremiyormuşsun..
Böyle bir şikayet daha alırsam, kendini kapıda bil" diye uyardı.
Biraz sonra da öğle yemeğine çıktı.
Az sonra bir yaşlı adam geldi dükkana ve "Fena halde öksürüyorum" dedi.. "Bana etkili bir şurup verir misin?."
Temel raflara baktı, baktı, bir türlü öksürük şurubunu bulamadı. Eline geçen müshil şurubunu verdi.. "Bunu bir dikişte iç, tamam" dedi..
Adam ilacı alıp çıktı. Az sonra patron geldi..
"Ne var, ne yok?.."
"Bir yaşlı adam geldi. Öksürük şurubu istedi. Aradım bulamadım ama adama bir şişe müshil sattım. Kafasına dikti, çıkarken" dedi Temel..
"Ne yaptın oğlum.. Müshil öksürüğe iyi gelmez ki.."
Temel eliyle caddeyi işaret etti.. "Şu direğe tutunmuş duran adama bak.. Sıkıysa öksürsün!.."