HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Demirel’in “Utanç” Federasyonu!..

"... taraftarlarının eylemlerine uyan Disiplin Yönergesi'nin 7, 11.6, 28.1, 29.1 ve 29.2.6 maddeleri gereğince, müsabaka öncesinde küfürlü tezahüratlarda bulunulması ve sahaya patlayıcı madde atılması, müsabaka sırasında rakip takım aleyhinde sürekli küfürlü tezahüratlarda bulunulması, müsabaka bitiminde rakip takım bench'ine ve antrenörüne tükürülmesi ve yabancı maddeler atılması, tüm bu olaylar neticesinde iki kez anons yapılmasına ve müsabakanın duraksamasına sebebiyet verilmesi nedenleriyle.."
Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu'nun bu gerekçenin "Galatasaray'a verilen 2 maç seyircisiz oynama cezasına ait olduğunu sanıyorsanız aldanıyorsunuz.
Bu gerekçe 17. 6. 2014 tarih ve 388 sayılı karara aittir. Ceza verilen kulüp de Fenerbahçe'dir.
Verilen ceza mı?.. Sıkı durun..
"Fenerbahçe Erkek Basketbol Şubesinin 25.000-TL para cezası ile tecziyesine.."
İnanmıyorsunuz değil mi?: Ben de inanmazdım. Ama karar Türkiye Basketbol Federasyonu internet sitesinde aynen duruyor..
Dahası var.. 17.6 2014 tarih ve 388 sayılı Fenerbahçe'ye ceza kararında, bu suçun sezon içinde 5 kez daha tekrar edildiği, Fenerbahçe'ye de daha önce beş kez 5'er bin lira ceza verildiği de yazıyor..
Yani, beş defa 5 bin.. Altıncı rezil tekrarda 25 bin lira ceza.. Hepsi o..
Oysa ayni suçu işleyen Galatasaray'a hem de apar topar toplanıp, play off maçına yetiştirilen 2 maç seyircisiz oynama cezası.. Artı.. 56 bin lira da para!.
"Turgay Demirel Adaleti" işte bu..
Ben zerre şaşmadım.. Çünkü Turgay Demirel'in, dört oyla kazandığı seçimde, Galatasaray'ın Lütfi Arıboğan'ı destekleyerek işlediği suç ağır.. Turgay, bu kulübün en saygın başkanlarından Dr. Ali Uras'ın yeğeni olduğu için Galatasaray'a transfer etmiş, orada kaptanlığa yükselmişti.
Ama bir yanda bitmez tükenmez öfke ve kin, öte yandan kişisel menfaatler Turgay'ı Galatasaray'dan nefret ettirirken, Aziz Yıldırım'ın kankası, Fener'in en büyük destekçisi yapmıştı.
Ülker Salonunda, hakeme bir şeyler söyleyen Ergin Ataman'a, hemen arkasında oturduğu yerden kalkarak küfürlerle saldırması ve parmağı ile salondaki binlerce holigana hedef göstermesi, aslında 6222 sayılı Sporda Şiddetle Mücadele Yasası'na değil, Türk Ceza Kanunu'na da aykırıydı. Aziz Yıldırım'ın televizyonlarda da yayınlanan o sahnelerden sonra aslında hemen gözaltına alınıp, savcılığa davet edilmesi gerekirdi.
Galatasaray'a 24 saatte cezayı kesen Disiplin Kurulu'nun Aziz Yıldırım hakkında ne karar aldığını bilen, Aziz Yıldırım'ın gidip savcılıkta ifade verdiğini duyan var mı?.
Ezeli rakip, ama Ebedi Dost iki kulübü başkan olduğunun birinci gününden itibaren "Düşman" ilan eden ve her geçen gün, tahriklerini arttıran bu adamdan tanıdığım Fenerliler'in çoğu da nefret ediyor..
Çünkü, Galatasaraylılardan daha çok kin ve nefret duyduğu zümre Fenerbahçe'de.. Kendi kulübündeki muhalifleri yok etmek için neler yapıyor neler?.
Geçen yıl, kombine biletleri satılmış kale arkası tribününü keyfi emirle kapattı. Genç Fenerliler üyelerinin yasal haklarını gaspetti. Devlet, İstanbul Valiliği, Emniyet ne yaptı?.
Hiç?.
Paso ligin olmadığı, kağıt biletle girilen voleybol maçlarında kapıda durup gene biletli Fener seyircilerini kapıda bırakırken, ona yardım eden kimdi?.
İnanmazsınız ama, hakları gasp edilenlerin yanında olması gereken İstanbul Emniyeti.. Aziz gösterdi, polisler biletli insanı sokmadılar..
Bu ali kıran baş kesen yüzünden bir gün çok kan dökülecek, haberiniz ola..
O zaman devlet, o zaman Emniyet, o zaman Savcılar harekete geçecek ama, çok geç kalmış olacaklar..
Dökülen kan, Türk Sporunun önderleri, kurucuları Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarlarının arasına öyle uçurumlar açacak ki, "Onlar bizim rakibimiz değil, düşmanımız" diye bas bas bağıran Aziz Efendi bile hatta pişman olacak..
Bu devleti ve bu kenti yönetenler, yeni sezon başlayıncaya kadarki kısa zamanı iyi değerlendirmek, Aziz'in dümen suyundan çıkmak zorundalar..
Benden uyarması..