HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

İnanılacak gibi değil!..

Tam ana yazıyı bitirdim, "İstanbul'daki bu kazaların baş sorumlusu, bu kenti sahipsiz bırakan Trafik ve Emniyet Müdürlüğü ve bunların peşine düşmeyen medyadır" deyip noktayı koyarken karşımdaki ekrana görüntülü haber düştü..
Tabakhaneye giden bir beton kamyonu, İstanbul Yakasının tek ana arteri, Büyükdere Caddesinde, hem de yağmur yağarken aşırı hız yapmış, kaymış, kontrolü kaybetmiş. Bulvarı bölen yeşil kaldırıma çıkmış, bir devasa ağacı ve bir işaret direğini devirmiş, karşı şeride geçmiş. 5 aracı biçmiş..
1 ölü, 5 yaralı, ilk tespit!.
Kazanın olduğu yer Maslak Acıbadem Hastanesinin önü..Yani dünyanın her uygar ülkesinde hastane önlerinde trafik sessizleşir, yani hız kesilir ya.. O devasa kamyon bir da gaza basmış üstelik!
Tam öğle saatlerinde, yani Maslak'ın en civcivli anında, hangi uygar ülkede beton kamyonu ana artere girer, hastane önünde hız yapmaya cesaret eder ve böyle bir kazaya (Aslında cinayet de diyebilirsiniz..) sebep olur?.
Şimdi bu cinayetin suçlusu, o kamyonun sürücüsü mü, ey benim halkım?.
Yoksa bütün İstanbul sürücülerinin, böyle sokaklara dingonun ahırına dalar gibi dalmasına yıllardır göz yuman, onları korkusuz, umursamaz, devleti ve onun kurallarını zerre saymaz teröristlere dönüştüren İstanbul Emniyet ve Trafik Müdürleri mi, hadi bu gece tartışalım, bir kanalda.. Aksini iddia etmeye cesaret edenler..
Ya da bu şehirde yayınlanan ve toplam yüz binler sattığı bu kentin sorunlarına sahiplenmeyen, o Trafik Müdürünü odasından çıkmaya zorlamayan medya mı?.
Kendi teröristimizi, medyamız ve yürütme gücümüzle (!) kendimiz yaratıyor, sonra suçlu ilan etmek için Sinan'ın oğlunu bekliyoruz..
Hadi canım, sen de!..
Yarın hangi kazalar (!) olacak ona bakalım!.