HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Sıtkı Usta işte böyle anılır!.

Kütahya'nın benzersiz evladı, Anadolu'nun bu emsalsiz kentinin en büyük âşığı, hayatını Kütahya'yı dünyaya tanıtmaya adayan, Ulusal Gururumuz, Unesco'nun Kültür Mirası ilan ettiği Sıtkı Ustamın, babasının yolunda yürüyen kızı Nida'dan bir mektup aldım.. Beni hem de nasıl mutlu eden bir mektup!. Aynen size naklediyorum..
***
Hıncal Abi, nasılsınız?
Biliyorum ki çağırsaydım gelmeyecektiniz."Sıtkı Usta Müzesi açılır, heykeli dikilirse Kütahya'ya gelirim" demiştiniz.
Müzemiz yüzde 90 hazır.
Sayın Cumhurbaşkanımız en son Saray'da "Basından ve Hıncal beyden takip ediyorum Sıtkı Usta'nın müzesini bizzat ben açacağım" demişti. Yakın zamanda bekliyoruz.
Müze içime çok sindi.
Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, sağ olsun müze projesine çok destek verdi.
"Sıtkı Usta öldü Kütahya benim için öldü, dediniz" ama Sıtkı Usta halen Kütahya da yaşıyor, yaşatıyoruz...
Onun anısına geçen hafta Frig Vadisi Kano Şenliği düzenledik.
İsmet Güral Amca davetlilere yemek ikramında bulundu, Birmot Kamp alanını tanıtım ile renklendirdik.
Yeni atanan Valimiz Ahmet Hamdi Nayir tüm konuklarımıza ev sahipliği yaptı.
Sıtkı Usta iki gün, şenliklerle anıldı.
Sizin keyif aldığınızı bildiğim için yerel gazetelerimizden Gazete43 ve Kütahya'yı okumanız için gönderiyorum.
29 Ekim'de Kapadokya'daki galerimize bekliyorum.."
***
Sıtkı Usta, yıllar önce beni kolumdan yakalayıp Kütahya'ya götürmüş, ordaki muhteşem tarihi ve doğal zenginlikleri adım adım gezdirip anlatmıştı. Daha kimleri kimleri getirmişti oraya.. Hayatını Kütahya'ya adamıştı çünkü. Öyle aşıktı, memleketine..
Döndüm, 10 gün yazdım Kütahya'yı.. "Burası tanıtılsa, sadece turizmle ülkeyi geçindirir" demiştim.. Bir de termal tedavi, otlarla kansere kadar yığınla hastalığa deva vardı ki..
Sıtkı Usta, panayırlar, Anadolu'ya açık, "Rahvan at koşuları" düzenler, piknikler yapardı..
Kütahyalılar, o Usta'nın kıymetini bilmemişti işte. O yüzden kırgındım..
Ölümünden sonra bayrağı eline alan Nida, pek çok kırgınlığı, sabırla, hoş görü ile yok etti. Tüm engellemelere rağmen, müzeyi yıllar sonra da olsa açılışa hazır duruma getirdi. Bu arada Kapadokya'da bir Sıtkı Usta Çini Galerisi açtı..
Sıtkı Usta, zamanında pagan Romalılardan kaçan Hıristiyanların Frig Vadisine kurdukları yer altı şehrinin girişini de göstermiş ve "Sadece bu ter altı kenti, milyonla turist getirir" demişti. "Bir yeraltı şehri de Kapadokya'da var. Ve bilir misin, Frigya'dan girip, Kapadokya'dan çıkabilirsin. İki tarihi yer altı şehri, gene yer altından yollarla bağlı.."
O zaman yazmıştım. İlgilenen tek Kültür ve Turizm Bakanı çıkmadı.
Şimdi Nida'nın Kütahya ve Göreme'de açtığı galeriler, bu iki yeraltı dünyasının, yer yüzü imkanları gibi..
Nida'nın yolladığı gazeteleri dikkatle okudum. Kırküç'te (Kütahya İl Trafik Numarası) çok güzel fotoğraflar gördüm. Yazıya da bayıldım. Hemen Yazı İşleri Müdürü Bünyamin Çapgulaş'ı aradım. Yazıyı da o yazmış zaten.. İzin isteyeceğim, köşemde kullanmak için..
"Ağbi ben zaten Sabah'ın Kütahya muhabiriyim" demez mi?.
O zaman bastım fırçayı.. "Elinde böyle güzel fotoğraflarla böyle bir röportaj var da niye bize yollamazsın?. Bu gazetenin hafta sonu ekleri var. Hatta "Seyahat" eki var.. Bundan iyi malzeme mi olur?. Hemen bana yolla" dedim..
Bünyamin'den gelen yazı, sayfamda.. Fotoğraflar da..