HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Antrenör?. Evet!.. Teknik Direktör?. Sıfır!.

Galatasaray'ın antrenörü var, Teknik Direktörü yok.. Nerdeyse 20 yılı bulan teknik adamlık hayatında, bir tek Teknik Direktörlük başarısı olmayan Riekerink'le bu Galatasaray yürümez." İşte ligin ilk 7 haftası sonunda verdiğim kesin karar bu..
Ankara'da 5 yıl sonra kazanılan ilk Gençlerbirliği maçı sebep oldu, kanımın kesinleşmesine üstelik.
Bu ülkede spor yazılarının yüzde 90'ı skora göre yazılır.
Bu yüzden boş verin maçın ardından yazılan, söylenenleri..
***
Rikerink'in yaptığı tek doğru şey var.. Sahaya belli bir oyun taktiği ile giderek oturan bir takım çıkarmak.. Bu da onun fikri değil, bana tam tersini söyleyerek (Niye bu yalana baş vurdun Alp) Florya'nın başına geçen Alp Yalman'ın baskısı olmalı..
Gençler maçında, sahaya Podolski değil, Josue ile çıkması doğruydu, bu sebepten.
Kafasındaki (Ya da Alp'in kafasındaki) oturmuş 11'de Sneijder sakat olunca, onun yerine oynayacak kişi, o tür bir oyuncu olmalıydı.
Josue, ya da Hamit..
Diyeceksiniz ki, "Sneijder'in sakatlandığı maçta, yerine Podolski'yi almadı mı?. Maçı da öyle kazanmadı mı?." Ama o değişiklik sırasında Galatasaray mağlup durumdaydı ve riskleri göze almak zorundaydı. "Ya tutarsa.." Tuttu da.. Oysa bu defa deplasmanda, zorlu bir rakiple maça çıkıyordu. İdeal 11'ini bozmadan, sakatın yerine, yedeğini aldı, o kadar..
Podolski, Sneijder'in değil, Yasin, Eren ve Bruma'nın yedeğiydi, Sinan Gümüş gibi..
***
Oturmuş Galatasaray maça fırtına gibi başladı.
Tam da bir fırtına golü attı..
Öyle gidiyordu ki maç, arkası gelecek, Gençler'den 5 yılın acısı, ağır bir skorla çıkarılacaktı..
Ama ne olduysa Galatasaray, bu yıl ilk defa ileriye hızlı çıkan o oyundan vazgeçip, o lanet, o Allahın belası, o rezil, o seyirciyi çıldırtan, pısırık, korkak utanç futboluna döndü. Baş rolde de her zamanki gibi Selçuk olarak..
Hayır benim skor yazarlarım.. İkinci yarıda Gençler iyi oynamadı.
İkinci yarıda Galatasaray hem de nasıl rezilce geri çekildi de, mecburen geldiler..
Davetle geldiler, yerleştiler.
Yerleşince de bol bol gol pozisyonuna girdiler..
Muslera'nın Gençler maçında kurtardığı net 5 gol pozisyonunda top ağlarla buluşsa, o skor yazarları, ayni maç için nasıl tersine destanlar döktürürdü, iyi düşünün?.
Ve de maçı düşünün..
Topla en çok buluşan Galatasaraylıların başında geliyor Muslera.. Neden?.
Rakip sahanın ortasında, taç çizgisine yakın kapıyor topu, mesela Kaptan Selçuk..
Oyunun lideri.. Oyalanıyor..
İleri uygun pas aramıyor..
Geriye rahat verecek.
Veriyor, Chedjou'ya.. O Hakan'a.. O Muslera'ya..
Geçen hafta da yazdım..
Sahadaki 21 futbolcunun hepsi topu Muslera'nın olduğu yere atmak için çırpınıyor.. Sen böyle aptalca, ahmakça çekilir, sen böyle aptalca ve ahmakça geri ve yan pas yaparsan..
Ve bunları yapan sen, Chedjou gibi, Tolga gibi en çok bireysel hata yapan bir savunmaya sahipsen, Gençlerbirliği gelmeyip de ne yapacak, söyler misiniz?.
Geldiler. Yerleştiler.
Hatalardan topları kaptılar, gol pozisyonlarına girdiler..
Orta saha oyuncuları Selçuk Şahin, 5 net pozisyona girdi, anlayın ötesini..
Peki Riekerink Bey ne yaptı bu sırada?
Ya o ahmak, o rezil futbolu o istedi "Aman çekilin, 1-0'ı koruyun" dedi.. Yazıklar olsun.. Ya da o rezil futbolu Selçuk'un liderliğinde takım oynadı, Riekerink Bey onlara söz geçiremedi. Daha da yazıklar olsun!.
Adam oyunu okumaktan aciz.. Önünde olup biteni değerlendiremiyor. 10 dakikada beş pozisyona giren Selçuk Şahin'in farkında değil, bakar mısınız?.
Maçtan evvel karar vermiş.. "Sabri çıkacak.
Cavanda girecek.."
Sabri takımın en iyilerinden ama, evdeki kararla dışarı alınıp, "Üç değişiklik" silahından biri, boşa atılıyor. Kalıyor iki..
Yahu sen "Hücum takımı"nı durdurdun, 1-0'ın üzerine yatmaya çalışıyorsun..
O zaman Sneijder'in yerine aldığın, hiçbir varlık gösteremeyen Josue'yi çıkarırken Podolski mi sokulur oyuna..
Dedik ki, "Savunmaya çekilme hatasını anladı. Şimdi gene ileri hızlı oyuna dönecek.." Ne gezer.. Daha rezil bir savunma oyunu.. O zaman niye, o yerin gerçek sahibi Hamit değil. Eğer korkuyorsan, De Jong, hatta Semih de değil de hiçbir işe yaramayacak Podolski..
Yaramadı nitekim..
Sonra sıra gene maç öncesi verilen karar.. Yasin çıkacak.. Yedeği Podolski zaten oyunda.. Kenarda Sinan var.. Ayni tip oyuncu.
Ama sıkmadı tabii.. Podolski hatası son 10 dakikada, "İki yanlış bir doğru eder" matematiği ile, Hamit oyuna alınarak güya düzeltildi.
Şimdi, Florya'nın başında "Gizlice" oturan, Galatasaray Futbolunun her şeyinden sorumlu olan Alp kardeşim..
Bana söylediklerinin tam tersini yapıp, beni yalancı, palavracı duruma düşüren 40 yıllık dostum.. Söyle bakalım, Riekerink'ten teknik direktör olur mu?.
Bugüne dek, çeyrek asırda olamamış, Çin 17 yaş takımından öte gidememiş adamın bundan sonraki umutsuz yetişme yeri mi, Galatasaray?.
Hadi ona razı oldun (Nasıl oldun, o da ayrı soru), yanına, işi bilir, lafı dinlenir bir yerli yardımcı da mı bulamadın?.
Ayhan'dan kasaba, köy değil, mahalle olmaz, benden iyi bilirsin?.
O zaman bu ayıp ne, Alp?.
Bugünkü Diğer Yazıları