HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Bir şirin Havana Gecesi!..

IKSV İstanbul Caz Festivali'ndeki Havana Gecesi, bana 1994'deki Havana gecelerimi hatırlattı. O zaman Küba'nın İstanbul Fahri Konsolosu olan Ünal'la (Özüak) gitmiştik.. Nasıl cennette iki hafta geçirdiğimi dönüşte günlerce yazmıştım..
Bu defa da Ünal'la gittik, Uniq bahçesindeki konsere.. Ordaki tesisler coşmuş.. Girişten, bahçeye solda uzanan yan yana restoranların hepsi ama hepsi dolu.. Boş masayı geç, sandalye yok, öylesi.. Millet alışmış artık bu bahçeye.. Hele açık, ya da kapalı bir şov gecesi olunca, ille bu restoranlardan birinde buluşuluyor, ordan şova geçiliyor.. Biz de öyle yaptık..
Önce Rossopomodoro yani, Kırmızı Domates'te bir İtalyan yaptık.. Ordan bahçeye.. Tüm yerler dolu.. Etraftaki çimlere de insanlar yayılmış.. Harika manzara..
Küba'dan iki gurup gelmiş.. Önce Dayme Arocena ve arkasında kuarteti.. Dayme söylerken eğlenen ve eğlendiren bir kadın.. Tüm Kübalılar gibi..
Havana'da gittiğimiz yerde müzisyenler yerimizde oturmamıza izin vermezlerdi.. İlle katılacaksın, tempo tutacaksın,ayağa kalkıp dans edeceksin..
Yani o gece ille eğleneceksin.. Dayme de kimseyi oturtmadı.
Keşke Özdemir Erdoğan da orda olsaydı ve görseydi, izleyiciyi eğlendirmenin ayıp değil, gerçek sanat olduğunu..
Geçen yıl o bahçede, o festivalde o da muhteşem bir konser vermişti. Oturup bir sayfa yazmıştım. "Bu konser tekrar edilmeli" diye.. Herhalde milleti bir yaz gecesi ailecek eğlendiren müzik yapmış olmaktan utandı, ikinci konserinde öyle muhteşem(!) sanat parçalarını kendi için çaldı ki, konser bitmeden bitti, milletin yarısı kalktı gitti. Özdemir de bu yıl çağrılmadı.. Kendine de yazık etti, bize de..
Geçen gün bir söyleşisini okudum. Her zaman bayıldığı işi yapmış.. Şikayet.. Şikayet.. Şikayet..
Bu ülkenin 40 yıldır 1 numarası olacak ve kalacakken niye adın anılmıyor Özdemir?. Durmadan şikayet edeceğine dönüp aynaya baksana!.
Dayme'nin sımsıcak yaptığı seyircinin önüne, asıl gurup Fonseca çıktı.. Fonseca, Havana purolarının en ucuzudur.. Hafif içimlidir.. Ama bu Fonseca bir başka.. 8 kişilik bir caz orkestrası.. Üç vurmalı var. Küba müziği, ritm demek. Dünyada bu kadar çok ritm aleti olan ülke yok.. Dönüşte bir bavul getirmiştim, çeşit çeşit.. Kapanın elinde kaldı. Üç nefesli.. Trompet, tenor ve bariton saks.. Bir piyano.. Bir de kontrbas..
Sekizin sekizi de ayrı müthiş.. Gece boyu solo hünerlerini de sergilediler.. Doyamadık..