SÜLEYMAN YAŞAR

Hani ihracat artmayacaktı?

Bazıları ihracatın artmayacağını hatta azalacağını ileri sürdü. Yine "Ortadoğu'da savaş, dünyada durgunluk var; dolayısıyla Türkiye ihracatını artıramaz" dediler. Oysa tam aksine ihracat yine arttı. Ve bu yılın ilk üç ayında toplam ihracat tutarı 38 milyar 607 milyon dolara ulaştı. Böylece üç aylık ihracat toplamı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.2 çoğaldı. Hemen hatırlatalım bu yıl ocak ayında ihracat 12 milyar 15 milyon dolar tutarıyla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştı. Gelelim dün açıklanan mart ayı ihracat rakamlarına... Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) dün mart ayı ihracat rakamını açıkladı. Buna göre martta ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4.3 artarak 13 milyar 14 milyon dolar oldu.
Bu arada "Peki Türkiye en çok hangi ürünleri ihraç ediyor?" sorusu akla gelebilir. Hemen cevaplayalım:
Martta en çok ihracatı yapılan ürünler arasında otomotiv 2 milyar 127 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Ardından 1 milyar 604 milyon dolarla tekstil ürünleri ikinci ve 1 milyar 468 milyon dolarla kimyevi maddeler üçüncü oldu.
Gelelim en çok ihracat yapılan ülkelere... En çok ihracat yapılan ülke yine Almanya oldu. İkinci sırada Irak, üçüncü sırada İngiltere yer aldı. Bu üç ülkeye ihracat martta sırasıyla yüzde 16.4, yüzde 7.2 ve yüzde 22.5 çoğaldı.
Dün açıklanan üç aylık ihracat toplamının ardından gelelim Türkiye'nin yıllık ihracatının ne olacağına... Yıllık programa göre, Türkiye'nin 2014 yılı ihracat hedefi 166.5 milyar dolar olarak belirlendi. Bu hedefe ulaşmak için rekabetçi döviz kuru politikasının sürdürülmesi şart. Tabii Merkez Bankası, Türk parasının aşırı değerlenmesine izin vermemeli. Aksi takdirde ihracat hedefini tutturmak zorlaşır. Hemen belirtelim döviz kurları dış ticarete konu olan malların üretimine destek vermeli. Makro ihtiyati tedbir olarak uygulamaya konulan lüks ithal mallarının taksit sayısının azaltılması ve taksitli satışlarda peşinatların artırılmasının lüks ithalatı engellemeye yeterli olamayacağını belirtelim. Ancak rekabetçi döviz kuru politikasıyla lüks ithalatın engellenebileceğini söylemek herhalde yanlış olmaz.
Bu arada faiz lobisi sürekli "döviz fiyatları arttı bu nedenle ihracat artmaz. Çünkü bu ülke ihraç ürünü elde etmek için büyük oranda ithal girdi kullanıyor. Dolayısıyla maliyetler arttığından rekabet gücü azalır" söylemini dile getirdi. Oysa yılın ilk üç ayında gerçekleşen ihracat artışı ve sanayi üretimi artışına bakarak bu söylemin doğru olmadığını belirtmekte fayda var. Yine döviz kurlarının rekabetçi hale gelmesiyle ihracatın ve buna bağlı olarak sanayi üretiminin çoğaldığını gördük. Bu arada bu yılın ilk iki ayında ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 62.5'ten yüzde 68.2'ye yükseldiğini hatırlatalım. Anlayacağınız, rekabetçi döviz kurları ihracatı çoğaltıyor. Ve ithalatı azaltıp dış ticaret dengesini sağlıyor. O halde, dalgalı kur rejimi, serbest sermaye akımı ve bağımsız para politikasının uygulandığı modelde yüksek reel faizle dış dengenin sağlanamayacağını tekrar belirtelim.