SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Aleviler sana müteşekkir Hüseyin Aygün!

Hayata farklı yerlerden baksak da, siyaseten bambaşka görüşleri savunsak da itiraf etmeliyim ki minnettarım ben Sabahat Akkiraz'a.
Helal olsun. Çünkü CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün ipe sapa gelmez, "Alevilik dindir! İbadet yeri de cemevidir" tezine çok okkalı bir açıklamayla cevap verdi! Dedi ki: "Aleviliğe din demek, büyük bir yanlış ve provokasyondur! Dün Alevilere kâfir diyenlerle hiçbir farkınız kalmadı!"
Gerçekten de öyle değerli okurlarım! Maalesef Aygün'ün bu son çıkışı Aleviliği sapkın bir inanç, Alevileri de sapık insanlar olarak görenlere büyük hizmet verdi.
Düşünün. Önceki gün içerden biri olarak, samimi ve iyi niyetli duygularımla bir yazı kaleme aldım.
Dedim ki; "Sorun ne Diyanet'te, ne de Alevilikte! Sorun biz Alevilerde. Milyonlarca insanın 'Alevi' adı altında verdiği o karmakarışık fotoğrafta! Eğer bir Alevi olarak ben bile, 'Hangisi doğru acaba?' diye sorgulamak zorunda kalıyorsam o resme bakıp, Diyanet ne yapsın?"
İnanılmaz tepkiler aldım.
Yozgat Deremum köyünde yaşayan Alevi dedesinden tutun da Makedonya'da yaşayan Alevilere kadar...
Teşekkür eden. "Helal olsun 'Kral Çıplak' dedin yine Sevilay" diyen ya da bildik klişelerle yani "AKP yalakası, dönek, alçak" filan deyip yerden yere vuran. Ve marjinal de olsa, "Hüseyin Aygün'e niye kızıyorsun Sevilay? Adam doğru söylüyor. Evet! Gerçekten de İslamiyet'le uzaktan yakından alakası olmayan bambaşka bir din Alevilik! Olsa zaten onca sapkınlık, onca saçmalık yaşanır mıydı Aleviler arasında?" diyen!
Eleştirilere değil ama bugün, bu çağda birilerinin hâlâ böyle iğrenç mesajlar gönderebiliyor olmasına şaşırmadım dersem yalan olur.
Neyse... Mühim değil. Bu türden yorumlar yapan beyinsizler her zaman vardı. Osmanlı zamanında da, Cumhuriyet'in ilk kurulduğu yıllarda da...
Ve memleket karışsın niyetiyle Alevileri hedef gösterip provokasyon yapan 12 Eylül darbecilerinin yanında da... Şimdi de varlar ve olmaya da devam edecekler.
Gelelim yeniden Aygün'e... Kızgın değilim. Kızmamak da lazım zaten. Çünkü tıpkı Dersim'le ilgili yaptığı çıkışta olduğu gibi bu defa da söylediklerinin üzerinden 24 saat geçmeden çark edip, "Yanlış anlaşıldım" dese de çok önemli bir dosyanın kapağını açtı.
Sayesinde Dersim rezaletini tozlu raflardan indirip enine boyuna tartışan Türkiye, şimdi de "Alevilik" meselesini aldı önüne koydu.
Anlaşılan o ki harbiden konuşacağız bu defa! Adam gibi tartışacağız. Bence herkes eteğindeki taşları tek tek dökmeli artık. Kim ne biliyorsa, neyin doğru olduğuna inanıyorsa ortaya koymalı.
Söz veriyorum ben bu işin göbeğinde olacağım. Gerekirse her yazımı ve gerekirse A Haber'deki her programımı özellikle bu konuya ayıracağım.
Önyargısız, meseleye objektif ve iyi niyetle yaklaşan, konuya hâkim uzman isimlere köşemin de, ekranımın da açık olduğunun bilinmesini istiyorum!
Konuşmalıyız artık. Yüzleşmeliyiz...
Özellikle de Alevilerin arif ve akil adamları karşı karşıya gelip tartışmalı bu süreçte...
Aleviliğin geleceği için bunu yapmak zorundalar. Tarihi sorumluluktur bu.
Benim bile kafamı karıştıran, "Neden camiye gitmiyoruz? Niye oruç tutmuyoruz? Neden namaz kılmıyoruz?" sorularının karşılığı verilmeli somut gerekçelerle.
Milyonlarca insanı peşinden sürükleyen Alevilik İslam içi ise neden "öteki" muamelesine maruz bırakıldığı anlatılmalı açık açık!