SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Kötülüklerle mücadele edebilmek için ilk şart nedir?

Önceki gün Merter Platformu'nun Esenyurt Hüseyin Halil Fahri Orman İlkokulun'da yaptırdığı kütüphaneyi gezerken acayip duygulandım.
Aklıma platformun başkanı olan yakın dostum, kardeşim Cengiz Acar'ın tam 1 yıl önce oluşum için yola çıktığında gösterdiği çaba geldi hep. Elinde kitap ve okuma alışkanlığı ile ilgili Türkiye'de yapılmış kapsamlı bir araştırmanın istatistiklerinin olduğu bir dosya ile dolaşırdı. Kafaya takmıştı. Kah milyonların konuşulduğu ticari bir pazarlığın ortasında, kah dostlarıyla mecliste!
Nerde olursa olsun muhakkak konuyu okuma meselesine getiriyordu. "Durum çok vahim arkadaşlar. Türkiye okumuyor. Türkiye kitabı sevmiyor. Bizim hep beraber bu işe bir çözüm bulmamız lazım. Gelecek nesillerin sağlıklı bir nesil olması için okuma seferberliği başlatmaya mecburuz" diyordu. Sadece böyle demekle kalmıyordu elbette bugün bizlere bile ezberlettiği o korkunç tabloyu arka arkaya sıralıyordu bir çırpıda; "Türkiye'de kitaba duyulan ihtiyaç 235. sırada. Türk çocukları kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. Japonya'da toplumun %14'ü, Amerika'da %12'si, İngiltere'de ve Fransa'da %2'si düzenli kitap okurken Türkiye'de yalnız 10.000 kişide 1 kişi düzenli kitap okuyor. Nüfusu 7 milyon olan Azerbaycan'da bile kitaplar ortalama 100 bin tirajla basılırken, 73 milyon nüfuslu Türkiye'de bu rakam 2-3 bin civarında kalıyor. İngiltere'de yayın yapan günlük 'The Sun' gazetesi Türkiye'deki gazetelerin toplam tirajı kadar satıyor!"
Hepimizi, konuştuğu herkesi ikna etti Cengiz Acar ve 1 yıl önce kurulan Merter Platformu sayesinde müthiş işler başarıldı. Milyonlarca kitap gönderildi Türkiye'nin dört bir yanına. Platformun internet sitesi köy öğretmenlerinin, muhtarlarının ihtiyaçlarını bildirdiği bir adrese dönüştü. 5 milyondan fazla ziyaretçisi olan bir portal artık www.merterplatformu. com Cengiz Acar'ın dirayetiyle başlayan oluşum öyle bir gelişti, öyle bir büyüdü ki bugün yüzlerce işadamı, değişik partilere üye siyasiler, belediye başkanları, kamu görevlileri, bürokratlar, sanat ve spor dünyasının mühim isimleri bu oluşumun çatısı altında Türkiye'nin okuması için çabalıyor. Tabii yardımlar sadece kitapla sınırlı kalmadı. Van depreminden sonra resmen çıkarma yapıldı. Öğretmenler için bir prefabrik mahalle kuruldu. Kültür Üniversitesi'nde Merter Platformu üyesi sanatçılarının ücret almadan sahneledikleri "Bavul" adlı komedi oyunu yaklaşık sekiz yüz kişi tarafından izlendi. Elde edilen gelir kitap bağışına kaynak olarak kullanıldı. Yetmedi Ayşen Gruda, Volkan Severcan, Melda Gür ve Sefa Zengin' in sergilediği oyun turneye çıktı ve Bingöl, Siirt, Bitlis, Osmaniye ve Aksaray illerinde sergilendi.
Şimdi sırada Milli Eğitim Bakanlığı'nın, "Zenginleştirilmiş Kütüphane" projesine destek vermek var. İlki Esenyurt'ta Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından açıldı. Şahane bir şey oldu. Çeşit çeşit kitaplar raflara dizildi. Gıcır gıcır bilgisayarlar masaların üzerine yerleştirildi.
İsteyen mahalle sakini de girip o kütüphaneyi kullanabilecek artık. Platformun her projesine sorgusuz sualsiz destek veren Bakan Dinçer'le de bir protokol imzaladık. Hedef 20 ama ben bu sayının çok çok üzerine çıkacağına inanıyorum.
Cengiz Acar; "Çok iyi gidiyoruz ama yetmez! Bundan fazlasını hak ediyor Türkiye! Okumalıyız!" diyor.
Aynen katılıyorum kendisine.
Okumak birinci şartımız olmalı! Çünkü ırkçılıkla, yoksullukla, doğayı kirletenlerle, savaş ve kandan beslenenlerle, insanları birbirine kırdıranlarla, teknoloji kirliliği ile velhasıl her bir dertle, kötülükle mücadele edebilmek için önce okumalıyız.
Okumalıyız ve herkesin de okumasını sağlamalıyız...