Torosların hakimi

Üyelerinin yüzde 95’i erkek olan Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin başarılı başkanı Zeliha Öztürk, kadınların sektörün gizli kahramanı olduğunu anlattı

Torosların hakimi
Göçer Yörük geleneği ile küçükbaş üretimi yapılan Antalya'da 4 bin 500 üyeden oluşan Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği'nin başında bir kadın var. Zeliha Öztürk'ün hikayesi, kadınların istedikleri zaman neler başarabildiklerini gösteriyor. Öztürk, halkla ilişkiler eğitimini aldıktan sonra dede mesleği olan hayvancılığa merak saldı. Farklı şirketlerde yöneticilik yaptıktan sonra şehirden köye dönen Zeliha Öztürk, 2006 yılında Korkuteli'nde küçükbaş çiftliğini kurdu. Öztürk'ün çiftliğinde bugün 260 anaç koyun var.

BİRLİĞİN KURUCU BAŞKANI
Aynı yıl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın 'birlik kurun' önerisi ile Antalya'da Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği'nin temellerini attı. 35 kişi ile başladığı birlik bugün 4 bin 500 üyeye, birlik üyelerinin hayvan varlığı da 600 bine ulaştı. Antalya'daki toplam küçükbaş varlığı ise yüzde 60'ı keçi olmak üzere 1.1 milyonu aşıyor. Üyelerin yüzde 95'ini erkekler oluştururken, Zeliha Öztürk kurucu başkanı olduğu birlikte başkanlık görevine ikinci döneminde de devam ediyor.

ÇALIYI ETE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ
Küçükbaş hayvancılığın, kırsal kalkınmadaki önemine dikkat çeken Öztürk, "Küçükbaş hayvancılık tarım yapılamayacak, fabrika kurulamayacak olan arazilerde yapılıyor. Adeta doğal olarak yetişen ot ve çalı, sektörümüz sayesinde et ve süte dönüşüyor. Hangi fabrika bu kadar verimli bir dönüşümü sağlayabilir" dedi. Göçer Yörüklük geleneği ile hayvancılık yapılmaya devam edildiğini, hayvanların en az 8 ay meralarda tutulduğunu dile getiren Zeliha Öztürk, sektörün sorunlarının başında mera alanları, otlak sahaları ve orman içi otlatma alanları bulmak olduğunu ifade etti.

81 İLİN TEK KADIN BAŞKANI
81 ildeki birlikler arasında tek kadın başkan olan Öztürk, erkek ağırlığı var gibi görünse de sektörde kadın emeğinin yoğun olduğunu anlattı. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde ailede her bireyin kendi görevi olduğunu ifade eden Öztürk, "Kırsalda kadına, 'ne iş yapıyorsunuz' dendiğinde, 'ev kadını' diyorlar. Aslında o hayvancılık yapıyor. Sürülerin güdümünde, pazarlamasında genelde erkekler var ama sağım, kuzulatma ve emiştirme gibi sürünün özel işlerinde hep kadınlar var. Kadın 'ben bu işi yapmayacağım' dese, o iş yürüyemez" dedi.

KEÇİLER ORMAN DÜŞMANI DEĞİL
Keçinin yıllarca hiçbir bilimsel dayanak olmadan orman zararlısı gösterilerek ormanlardan uzak tutulduğunu hatırlatan Zeliha Öztürk, "2012'de torba yasa ile bu yanlıştan dönüldü. Keçi artık düşman olarak görülmüyor. Aksine keçi, kuru otları yiyerek orman yangınlarının oluşmasına engel olurken, kozalakları ezerek de yeni ağaçların çıkması için katkı sağlıyor" dedi. Öztürk, Burdur ve Isparta'daki hayvan varlıklarının toplamının bile Antalya'ya ulaşmadığını ancak Burdur'da olan hayvan pazarının Antalya'da olmadığına dikkat çekerek, hayvan pazarı kurulması çağrısı yaptı. Öztürk, üreticide 30 lira olan karkas et fiyatının, aracılar sonrası 45 liraya ulaştığını, pazarın bu çarpıklığı önleyeceğini sözlerine ekledi. Büyükbaşa verilen destek oranının koyun keçiye verilen desteğin 10 kat üzerinde olduğuna atıfta bulunan Öztürk, hayvan başına 25 lira olan desteğin en azından yem çuvalı maliyeti olan 65 lira seviyeye çıkması gerektiğini açıkladı.
BİZE ULAŞIN