Genelkurmay’da ‘şehadet’ kuyruğu

Gazi Muhammet Adaş 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Başkanlığı önünde yaşananları SABAH Ankara’ya anlattı

Genelkurmay’da ‘şehadet’ kuyruğu

Muhammet Adaş, "Tetikçi vurup şehit ediyor. Sıradaki şehit olanı ayağından çekip yerine kendisi geçiyor"dedi
Hükümete karşı milletin iradesini ele geçirmek isteyen terör örgütü FETÖ'nün 15 Temmuz ihanetinde yazılan kahramanlık destanlarına bir yenisi daha eklendi. Darbecilerin ilk hedeflerinden olan Genelkurmay'da Ankaralı vatandaşlarca 'şehadet' kuyruğu oluşturulduğu ortaya çıktı. O kuyrukta olan Gazi Muhammet Adaş (40), "Tetikçi kafalardan vurup şehit ediyor. Sıradaki ayağından çekip geri alıyor kendisi geçiyor. O da ölüyor demokrasi bayrağını başkası devir alıyor" dedi.

"BİN ÖLDÜK VATANI VERMEDİK"
Türkiye'nin kaderinin yeniden yazıldığı ihanet gecesinde vatan haini FETÖ'ye karşı kimi tanka çıkarak, kimi kurşunun önüne durarak kimi de tarlasını yakarak direnmişti. İşte o uzun gecede bu şanlı direnişe bir grup Ankaralı da tetikçilerin önüne kuyruk oluşturarak darbeye 'dur' dedi. O gece yaşadıklarını anlatırken duygu dolu anlar yaşayan Gazi Adaş, "Ya ölecek ya da esir olacaktık. Canımız vardı onu da siper ettik, bin öldük ancak vatanı vermedik" dedi. Adaş, "Önce Kızılay'a ardından arkadaşlarımızla Genelkurmay'a geldik. İçeriden ateş ediyorlardı, silahımız yoktu biz de elimizde olan tek şeyi canımızı ortaya koyduk. Giriş kapısının orada içeriye girmek için kuyruk oluşturduk. Kısa sürede sırada onlarca insan toplandı. İçeriye girme çabamızı askerler fark etti, ateş açmaya başladılar. İçeriden tetikçiler kafadan vuruyor şehit ediyordu. Biz öleni geri çekip tekrar sıraya giriyorduk. Geride kalan öleni çekip kendi geçiyordu. Bu şekilde birçok insan şehit oldu. Saatlerce yaralı bacak ile mücadele ettim. İnsanlar orada ölüyordu ancak vatan diyorlardı" ifadelerini kullandı.

"YA ÖZGÜRLÜK YA ESARET"
Darbe girişimini küçük oğlunun F- 16'lara verdiği tepki üzerine anladığını söyleyen Adaş, "Öğrendiğim anda inanamadım ve ilk tepkim bu paralelcilerin işidir demek oldu" diye konuştu. Adaş, "Çünkü bunlar gözüyle namaz kıldığını iddia eden bir sapık topluluk. Hemen Kızılay'a geldim. Onurumuzla yaşamak istiyorduk. 28 Şubat'ta 2 yıl ceza almış biri olarak ülkemin bir kez daha o günlere dönmesini istemiyordum. O gün tam da ülkemin özgür ve demokratik geleceği için canımı ortaya koydum. İlk geçen tankın üzerine atladım, ezilen polis araçlarının üzerinden geçtik. Tankla birlikte mücadele ederek Genelkurmay'ın önüne kadar geldik. Yere düştüm bacağımı ezdi. Sonra malum sıraya girdik, orada film koptu. Baktım arkadaşlarım vurulmuş vücutları kan içerisinde. Ayağımdaki derin yaraya rağmen sıradan çıkmadım. Sabahı görmemiz gerekiyordu. Ya ölecek ya esir olacaktık" diye konuştu.

ASKER: EVİNİZDEN ALDIRACAĞIM
Genelkurmay'ın önündeki o vahşet manzarası sırasında darbeci bir askerle yaşadıkları diyalogu da anlatan Adaş, "Tetikçi tüm yapma ikazlarımıza rağmen kurşun yağdırmaya, silahsız insanları katlet meye devam etti. Kuyruk bitmedi ancak sabaha karşı arkamıza baktığımızda şehitlerin sayısı epey artmıştı. O ara bir asker "siz göreceksiniz, kameralardan tespit ettirip sizi evinizden aldıracağım" dedi ve yanımdaki genci şehit etti. Tek üzüntüm şehit olamamam. Yanımda onlarca insan şehit oldu ancak bana nasip olmadı, ben de gazilik şerefini taşıyacağım" dedi.

BİZE ULAŞIN