Savaşı kazandı hayaline ulaştı

Savaşı kazandı hayaline ulaştı

Bir kromozom fazlalıkla, down sendromlu olarak dünyaya gelen Serpil Akya Taner, yaşam azmi ve güler yüzüyle çevresine umut saçıyor. “Farklı değil, özelim” diyen Taner, çalışıp kendi ayakları üzerinde duruyor

Serpil Akya Taner, 22 yaşında, hayatının baharında güzel bir genç kız. Onu 'özel' kılan şey ise, duyanlara umut veren sıra dışı yaşam hikayesi. Down sendromlu olarak dünyaya gelen Taner, bütün engelleri tek tek aştı, down sendromuna karşı verdiği savaşı kazandı. Kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan genç kız, çalışma hayalini de gerçekleştirdi. Yaklaşık 3,5 aydır AK Parti Genel Merkezi'nde Ar-Ge ile Mali ve İdari İşler Birimi'nin ortak danışma bankosunda çalışıyor. Her zaman gülen yüzüyle iş yerinde herkesin sevgisini kazanan Taner, yaşam öyküsünü annesi Derya Öztürk ile birlikte yaşadığı Dikmen'deki evinde SABAH Ankara'ya anlattı.

HAYALLERİME SARILDIM
Down sendromlu olarak dünyaya gözlerini açtıktan sonra kendisi için zorlu bir mücadele döneminin başladığını anlatan Taner, zorluklara hep gülümseyerek karşılık verdiğini anlatıyor: "Raporlarımda down sendromu yazıyor ama ben ona karşı savaşımı kazandım. Eve hapsolup yok olmak yerine hayallerime sarıldım ve başardım. Şimdi hayalim olan yerde çalışıyor en sevdiğim şeyi 'gülen yüzle hoş geldiniz' deyip insanları karşılıyorum."


Anne Derya Öztürk, Serpil'in en büyük destekçisi.

ÜZÜLDÜ, AMA PES ETMEDİ
"Ben anormal değilim, hasta hiç değilim" diyen Taner, liseye kadar eğitim hayatının çok zor geçtiğini belirterek, "Uyum sorunu bir yana toplumsal kabulde ciddi sorunlar yaşadım. İnsanlar 'anormal' yaftası yapıştırıp evinden, yaşamından hatta kalbinden uzak tutuyor sizi. Arkadaş olmak istemiyorlar, olanların da aileleri hasta diyerek uzaklaştırıyor çocuğunu. 'Başaramaz' kelimesi ise hayatınızın orta yerin olup çıkıyor. Üzüldüm, kırıldım ama pes etmedim. Başarmaktan başka şansım yoktu, bir kromozom fazla doğmak benim suçum değildi. Üstelik de yaşanacak onca hayalim varken duramaz, eve hapsolamazdım. Ve oldu şimdi hayalim olan bir yerde severek yaptığım bir işteyim" dedi.


Serpil iş aradaşı Hatice ile birlikte

RÜYADA GİBİYİM
Taner, "İş bulmak benim gibi insanlar için zor oluyor ancak ben hiç umutsuz olmadım. Kendimi farklı olarak değil her zaman 'özel' olarak gördüm. Siyasetle ilgiliydim bu açıdan da burada çalışmak beni mutlu ediyor. AK Parti sevdiğim bir partiydi sevdiğim ortam bana iyi geliyor. İşe gelmek benim için terapi gibi. Ziyaretçilerden çok güzel tepkiler alıyorum, yanıma gelmeden gülümseyen yüzler görmek beni çok mutlu ediyor. 3,5 aydır rüyada gibiyim. Sayın Cumhurbaşkanını da burada karşılamak hayalim" diye konuştu. Taner, "En büyük hayalim ise kimsesiz çocuklara yardım etmek. Bunun için para biriktiriyorum. Onların mutluluğu için harcamak istiyorum. Bunun çok iyi bir şey olacağını düşünüyorum, çocuklar gülsün ki dünya çok daha güzel olsun" diye konuştu.

MERKEZİN GÜLEN YÜZÜ
Misafirleri güler bir yüzle karşılayarak onları görüşmek istedikleri kişilere yönlendiren Taner'in iş arkadaşı Hatice ise, "Herkesin gözdesi oldu. Herses onu çok seviyor. Ondan çok şey öğreniyoruz. İletişimi, becerileri ve azmi ile bize örnek oluyor" dedi.

KIZIMLA GURUR DUYUYORUM
Serpil'in gizli kahramanı annesi Derya Öztürk ise (41), "Çocuğumu tek başıma büyüttüm. Ona ilk teşhisi koyduklarında yıkıldım, çok ağladım ama pes etmedim. Şimdi kızım kendi ayakları üzerinde duruyor. Gurur duyuyorum onunla" dedi. Öztürk, "Onu büyütürken hiçbir zaman onu down sendromlu olarak görmedim. İnsanlar pes etmemeli onlara destek ve güven verdiklerinde yapamayacakları şey yok. Anne kız biz yolumuza devam edeceğiz. Serpil'le aynı durumdaki çocuklar hayata kazandırılsın tek isteğimiz bu" diye konuştu.
BİZE ULAŞIN