Misyonerler fitne saçıyor

Misyonerler fitne saçıyor

Muhtarlarla bir araya gelen Vali Topaca, Suriyelilerin etrafında yaşatılmaya çalışılan olayların arkasında yabancı ajan ve misyonerlerin olduğunu açıkladı. Vali, “Oyuna gelmeyin” dedi

  • Ankara Başkent
  • Pazar 31.07.2017
Ankara Valisi Ercan Topaca, son dönemde Yenimahalle, Mamak ve Altındağ'da Suriyelilerin etrafında meydana getirilmeye çalışılan olayların arkasında, mahallelerin içine kadar girerek halkın arasına fitne sokmaya çalışan yabancı ajan ve misyonerlerin olduğunu söyledi. Geçen hafta Suriyelilerin yoğun olduğu Altındağ'da yakalanan sekiz şüphelinin sınır dışı edildiğini açıklayan Vali Topaca, "Oyuna gelmeyelim" uyarısında bulundu. Vali Topaca başkanlığında Ankara'da bulunan mültecilere ilişkin toplantı gerçekleştirildi. Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantıda, başkentte yaşayan mültecilerin sorunları ve bunların çözümüne yönelik öneriler tartışıldı. Toplantıya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Asım Balcı, Altındağ, Keçiören, Yenimahalle, Mamak, Polatlı, Beypazarı kaymakamları, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mehmet Artar, İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan'ın yanı sıra mahalle ve köy muhtarları ile diğer yetkililer katıldı.

MUHTARLAR DOĞRUSUNU ANLATMALI
Altındağ ve Mamak'ta yaptıkları toplantılarda, bir vatandaşın "Suriyelilere neden maaş bağlanıyor?" yönünde bir soru sorduğunu aktaran Topaca, "Devletimizin Suriyelilere bir maaş bağladığı yok. Vatandaşlarımızda öyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu kasıtlı olarak oluşturulmaya çalışılan bir algı. Hukuken de mümkün değildir. Sadece ulusal ve uluslararası yardım kuruluşları tarafından kişi başına verilen bir ücret söz konusu. Ama bunun kaynağı devletimiz değil. Kaldı ki bu yardım da tüm Suriyelileri kapsamıyor. Muhtarlarımızdan istirhamımız, bu tür konular bir şekilde gündeme geldiğinde vatandaşlarımıza anlatmanızdır" açıklamasında bulundu. Bütün yardımların Suriyelilere geldiğine ilişkin haberler yayıldığına da dikkati çeken Topaca, bunun doğru olmadığını, devletin önceliğinin kendi vatandaşları olduğunu ifade etti. Suriyelilere ait iş yerlerinin geç saatlere kadar açık kaldığıyla ilgili şikayetler aldıklarını ve bu konuda gerekli ikazların yapıldığını vurgulayan Topaca, bu iş yerlerinde Türk Gıda Kodeksine uygun olmayan ürünlerin 31 Temmuz'a kadar toplanarak imha edileceğini belirtti. Eğitim çağına gelmiş her Suriyeli çocuğun okullara alındığını bildiren Topaca, bu çocukları iyi birer insan olarak yetiştirip, insanlığa kazandırmanın kendilerinin de görevi olduğuna işaret etti.

ALTINDAĞ'DA YAKALANAN 8 KİŞİ SINIR DIŞI EDİLDİ
"Son dönemde Yenimahalle, Mamak ve Altındağ ilçelerimizde yaşanan sorunların arkasında mahallelerimizin içine kadar gelip dolaşarak halkımızın arasına fitne sokmaya çalışan yabancı ajanlar ve misyonerler var" bilgisini paylaşan Topaca, şu ifadeleri kullandı: "Bunları iyi teşhis edelim, gerekirse polisimize, jandarmamıza, kaymakamımıza, belediye başkanımıza ihbar edelim ve biz de gereğini yapalım. Geçen hafta içerisinde Suriyelilerin yoğun olduğu Altındağ tarafında yakaladığımız sekiz kişiyi sınır dışı ettik. Bunlar çok iyi niyetlerle buraya gelmiyorlar. Bunlar, devletimizin Suriyelilere maaş vererek kendi vatandaşımızı mağdur ettiği şeklindeki yalanları kamuoyunda yaymak suretiyle Türk-Suriyeli konusunu kaşıyarak, hatta bu yalanları yanlarında çalıştırdıkları bizim insanımıza yaydırarak bu işi yapıyorlar."


Demetevler'de 4 Temmuz gecesi asılsız haberlerle halk sokağa döküldü, çıkan olaylarda 1 kişi yaralandı. Sosyal medya misyonerleri ise 140 kişinin öldüğü yalanını yaydı.

'ONLAR OSMANLI VATANDAŞIYDI'
Topaca şöyle devam etti: Suriye ve Suriyeliler kültür olarak, gelenek olarak, yaşantı olarak bizim Hatay'ımızdan, Şanlıurfa'mızdan, Gaziantep'imizden, Kilis'imizden hatta Adana'mızdan ve Mersin'imizden bir farkı yoktur. Halep, öz be öz Türk şehridir. Şam'da çok sayıda Türk var. Lazkiye aslında tam bir Türk şehridir. Türkmendağı dediğimiz bölge zaten Türklerin yaşadığı bir bölgedir. Kaldı ki bunlar din kardeşimiz. 1918 yılına kadar da Osmanlı İmparatorluğu'nun vatandaşlarıdır. Aynı ülkenin vatandaşıydık. Buradaki kamu görevlisi bizler, sizler Osmanlı İmparatorluğu yaşamış olsaydı bugün Suriye'nin bir şehrinde görevli olabilirdik."
BİZE ULAŞIN