Bir ‘engel’ de siz olmayın!..

Bir ‘engel’ de siz olmayın!..

Başkentin cadde ve sokaklarında hissedilebilir zeminin yetersiz olmasından yakınan engelli vatandaşlar, “Toplumda biz de varız, bizi de görün” dedi

SABAH Ankara olarak başkent sokaklarında engellilerin yaşadığı sıkıntıları dinledik. Engellilerin yaşamını kolaylaştıran hissedilebilir sarı yüzey ve engelli rampalarının yeteri kadar olmaması ve kaldırımların araç park edilerek işgal edilmesi engellilere engel olan en büyük sorunların başında geliyor. Toplumda engellilerin de var olduğunu sadece 3 Aralık Engelliler Günü'nde değil, her gün engellileri fark etmemiz gerektiğini belirten engelli vatandaşlar belediye yetkililerine ve vatandaşlara seslendi: 'Bir engel de siz olmayın...' Geçirdiği bir rahatsızlık sonucu bacaklarını kullanamayan 32 yaşındaki Necmi Şaplak 10 yıldır hayata tekerlekli sandalyeyle tutunmaya çalışıyor. Engellilerin ara sokaklarda kaldırımlarda sıkıntı çektiklerini belirten Şaplak daha duyarlı davranılması gerektiğini belirtti. Yaşadığı sıkıntıları anlatan Şaplak, "Evden dışarı çıkmak bizim için zulüm gibi oluyor, kaldırımlarda park edilen araçlar geçişimizi engelliyor. Eşim yanımda olmadan dışarı çıkamıyorum. Ankara'nın merkezi olan Çankaya Kızılay'da birçok kaldırımda engelli rampası yok, 'rampa yapın' diye kendimiz belediyeye dilekçe veriyoruz. Toplu taşıma araçlarına tek başımıza binemiyoruz. Geçen gün metroya binerken tekerlekler arada sıkıştı. Allah benim gibi olan kişilere yardım etsin. Bir zamanlar ben de sağlıklı bir bireydim. Herkes bir engelli adayı bunu unutmasınlar" diye konuştu.

TOPLUMDA BİZ DE VARIZ
Doğuştan görme engelli olan emekli 50 yaşındaki Ekrem Usman da kaldırıma park eden otomobil sürücülerinden dert yandı. Hissedilebilir sarı yüzeylerin her kaldırımda olmadığını söyleyen Ekrem Usman, "Kaldırımda rahat yürüdüğümü hatırlamıyorum. Kaldırımlarda park edilen araçlar, seyyarların açtığı tezgâhlar ve çöpler bize engel oluyor. Toplu taşıma araçlarında biz görme engelliler için sesli uyarı sistemi var ama bazıları çalışmıyor. Hangi durakta olduğumuzu bilmeyip kaçırdığımız oluyor. Otobüslerdeki gibi duraklarda da sesli sistem olmalı, engelli vatandaşlar ve yaşlılar hangi otobüsün geldiğini duyabilsin. Ben emekli olduğum halde seyyar satıcılık yapıyorum. Çocuğum üniversite öğrencisi... Ev geçindirmek ve çocuk okutmak kolay değil. Yurt dışında engellilere ikramiye veriliyor. Bizim ülkemizde de bu olabilir. Toplumda sadece sağlıklı bireyler yok. Bizler de varız, biz de bu ülkenin fertleriyiz" diye konuştu.

KALDIRIMA ARAÇ PARK ETMEYİN!
50 yaşı nda ki İbrahim Ay, 15 yaşındayken arkadaşının yanlışlıkla tabancayla yaralaması sonucu gözlerini kaybetti. 35 yıldır görme engelli olarak yaşamını devam ettiren İbrahim Ay, "Otobüse binerken çok sıkıntı yaşıyorum. Hangi otobüsün geldiğini bilmediğim için çevremdeki vatandaşlar söylemezse otobüs kaçıp gidiyor. Sesli sistem olursa kimseye muhtaç olmayız. Yollardaki çukurlara düştüğümüz oluyor. Belediyelerden ricamız bu çukurlara özen gösterilmesi. Bazen çukurları fark edemeyip içine düşüp yaralanıyoruz. Çukura düşmek bizim moralimizi de bozuyor. Engelliler de bu toplumun bir parçası, engelli kanunumuz bile yeni çıktı. Kaldırıma park eden araçlardan şikayetçiyiz. Hiç ummadığımız bir anda karşımıza araç çıkıyor. Otobüs duraklarına evimizin önündeki kaldırıma park eden sürücülere sesleniyorum zaten engelliyiz bir engel de siz olmayın" diyerek düşüncelerini paylaştı.
BİZE ULAŞIN