Hainlerin yalanlarına katlanamıyorum

Hainlerin yalanlarına katlanamıyorum

FETÖ davaları için Sincan’a kamp kuran Kazan Belediye Başkanı Ertürk, darbecilerin yalanlarına katlanamadığını belirterek, “Omzumda ağlayan şehit yakınları yüreğimi kanatıyor” dedi

Sabah Ankara olarak şubat ayının ilk haftasından bu yana süren 15 Temmuz davaları için Sincan'da sürdürdüğümüz nöbetlerden çıkardığımız notlara devam ediyoruz. Yazımızın ikinci kısmında mahkemenin ilk gününden bu yana büyük bir ekiple ve kahraman ilçe halkı ile cezaevi önünde bekleyen Kahramankazan Belediye Başkanı Ertürk ile konuştuk. Ertürk, Sincan'da bir başkan, yönetici ve insan olarak geçirdiği 6 ayın hafıza kayıtlarını gazetemizle paylaştı. İşte Başkan Ertürk ile sohbetimizden çıkardığımız notlar:

HAYDİ HANIM SİNCAN'A: Sincan'a her gün bir başkan olarak değil milletin davası için vatan borcu olan bir vatandaş olarak gidiyorum. Saat 9.30'da cezaevinde hazır bulunuyorum ve duruşma bitene kadar da takip etmeye çalışıyorum. Sabah kalkar kalkmaz haydi hanım Sincan'a, duruşma başlamadan yetişelim diyorum. Çoğu zaman kahvaltımızı dahi cezaevi önünde yapıyoruz. Son altı aydır mesaimiz burası, belediye işlerimi de bir anlamda burada vatandaşlarımızın arasında yürütüyorum. Sol tarafımda danışmanım ile belediye işlerini konuşuyor, sağ tarafımda şehit babasının acısına ortak oluyorum.

GÖZLERİNE BAKAMIYORUM: Sabah mahkemeye koşan şehit eşleri, anaları ve 18'lik yetimleri inanın kalbimizi zorluyor. Onların acısını tanımlaya aklımız yetmiyor, çok zor. Şehitlerimizin yetimleri sanki babalarına ant içmiş gibi takip ediyorlar davayı. Aylardır Sincan'a taşınan şehit eşlerinin mahkemeden yükselen sessiz gözyaşlarında boğuluyorum adeta. Bazen hainlerin sarf ettiği sözlerle öyle yaralanıyorlar ki 'Başkanım Mehmet'im bugün yeniden öldü' diyerek boynuma sarılıyorlar. Tekerlekli sandalyesi ile şehit evladının nöbetini sürdüren yaşlı amcaların iradesi ilham verirken, kaybettiği babasının acısı çocuk yüreğine kaya gibi düşen Ahmet'lerin "benden babamı çaldınız" çığlıkları ruhunuzu sarsıyor. Acıları o kadar büyük ki inanın gözlerinin içine bakamıyorum…

'DARBENİN İKİNCİ PERDESİ'
Size çok açık söylüyorum; Sincan'da bu mahkeme salonunda darbeciler hakim önünde ihanetlerinin ikinci perdesi olan tiyatroyu icra ediyorlar. Ben yaptıkları savunmaya şüpheli bakıyorum. Silahsız insanları gözlerini dahi kırpmadan katleden, halkın seçtiği Cumhurbaşkanını öldürerek ülkemize yönelik bir işgal hareketinin önünü açmak isteyen bu hainler bile en adil şekilde yargılanmaktadır. Ancak bu feleğini şaşırmışlar, hala yalan söylemekte ve inkar yoluna gitmekteler. Şehit yakınlarının, gazilerin ve Türk milletinin gözleri önünde üç maymunu oynuyorlar. Davayı izleyenleri ve mahkeme heyetini tahrik ederek tersine bir tablo oluşturmaya çalışıyorlar. Bir yerden bir talimat almışlar, bir senaryo yazılmış ve hepsi büyük bir ustalıkla rollerini oynuyor. Darbeci profesyonelliği diye birşey varmış; Milleti kendi silahları ile katleden canilerden öğrendik. Omzumda 'Benim evladımı kim öldürdü' diyerek ağlayan şehit yakınları yüreğimi kanatıyor...

'TARİFİ İMKANSIZ DUYGULAR YAŞIYORUZ'
Birçok kez tarifi ve izahı mümkün olmayan duygular yaşıyorsunuz. Devleti, milleti, bayrağı için canını seve seve vermiş bu kahraman vatan evlatlarının size yüklediği sorumluluğu her bir hücrenizde en derin şekilde hissediyorsunuz. 15 Temmuz'u ve kahramanlarını unutmamak ve unutturmamak adına ne yapabileceğinizi o zaman daha iyi anlıyorsunuz
BİZE ULAŞIN