Otistik hastaların umudu: Ankara

Otistik hastaların umudu: Ankara

Başkentten otizme karşı atılan adım ses getirdi. Türkiye’den hatta dünyanın birçok ülkesinden onlarca hastanın akın ettiği Ankara, otizmde tedavinin başkenti oldu

Eren, Erdem, Mert, Kemal ve daha niceleri... Hepsinin hikayeleri farklı olsa da dertleri ortak: Otizm. 10'lu yaşlardaki bu çocuklar, hayatları boyunca otizmle mücadele etmek zorunda. Kimi Konya'dan kimi Van'dan kimi de Almanya'dan geliyor. Cumhurbaşkanının özel desteği başta olmak üzere hükümetin ciddi çalışmalar yaptığı otizm konusunda Türkiye'nin en iyi tedavi-eğitim kurumlarının bulunduğu Ankara ise dünyanın umudu oldu. SABAH Ankara, bu umudun peşine düşüp kilometreler kat eden, koca yürekli çocuklarla bir araya geldi.

ANA KUCAĞINDA YAŞAM YOLCULUĞU: Meryem Özkaya (35) haftada iki gün Konya'dan Ankara'ya oğlunu tedavi ettirmek için geliyor. Üç yıldır kar, fırtına demeden kucağında oğluyla tedavi için yollara düşüyor. "Oğlum için ömrüm yollarda geçse de yorulmam. Yeter ki iyileşsin" diyen anne, "Eren'imi (6), 2011'de kucağıma aldım. Maddi durumu çok da parlak olmayan bir aileyiz. Konya'nın Ereğli ilçesinden geliyorum. 3,5 aylıkken küçük belirtilerle başladı ve 1,5 yaşında gelişimi zayıflamaya başladı. 3,5 yaşındayken artık net bir şekilde otizm teşhisi konuldu. Tren garında Ankara'da Şafak Özel Eğitim Merkezi'ni öğrendik, Ankara iyi dediler. Bir umut geldik, her hafta geliyoruz. Sabah 06.00'da kalkıp yollara düşüyoruz" diye konuştu.

'ANNE' DEDİ: Oğlum uyurken biniyoruz otobüse, kar-kış kucağımda evladım, tedavi için yollardayız. Maddi-manevi anlamda çok yıpranıyoruz ama mecburum evladımın sağlığı için. Çok yoruluyorum, kilometreler aşıyorum, diğer iki evladımı göremiyorum desem yalan olmaz. Onca yorgunluk, yıpranma evladımın iyileştiğini görünce geçiyor. Burası çok işe yaradı. O kadar hızlı ilerliyoruz ki sanırım emeklerimiz karşılık buldu. Artık 'anne-baba' diyor, gözyaşlarımı tutamıyorum" dedi.



TEKNOLOJİ HASTA ETTİ: 7 yaşındaki Erdem'in durumu ise daha farklı. Ailesinin tek çocuğu olan Erdem, teknoloji içinde doğmuş, tablet, telefonla büyümüş. Baba Özgür Yılmaz, "Bir yaşındayken eline son model cep telefonu verdik, oynasın diye. Telefon, tablet, bilgisayarla büyüdü. Üç yaşındayken oğlumun tuhaf davranışlar sergilediğini fark ettik. Doktor kesinlikle teknolojik aletleri yasaklayacaksınız dedi ama yapamadık. Oğlumuza otizm teşhisi konuldu. Ardından yıllarca sürecek bir tedavi sürecine başlandı. Bu merkezi bulduk, oğluma burası çok iyi geldi" diye konuştu.



ALMANYA'DAN GELİYOR: Başta Almanya olmak üzere birçok ülkeye tedavi ve eğitim için başvuran Demir ailesi ise kıtalar ötesinden geliyor. Onlar da diğer aileler gibi dermanı başkentte bulmuşlar. Anne Nilay Demir, "7 yaşındaki oğlum Mert'e 2,5 yaşında otizm teşhisi konuldu. Yoğun davranış eksiklikleri ve dil problemleri yaşayan oğlumu tedavi ettirmek için Almanya'dan Ankara'ya geliyoruz. 3 ayda bir gelerek üç haftalık eğitim ve tedavi alıyoruz. Üç evladımla geliyorum, maddi-manevi yıpratıcı ama evladım için mecburum. Otistik bir çocuğunuzun olması demek ömür boyu mücadele, fedakarlık demek. Otizmi yeneceğiz başka çaremiz yok. Mert'in durumunda ciddi derecede ilerleme var, bu tüm yorgunluğumu alıyor" ifadelerini kullandı.
BİZE ULAŞIN