Tunalı-Bahçeli kapatılsın

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, SABAH Ankara’ya çok önemli açıklamalarda bulundu. Tunalı ve Bahçeli 7. Cadde’nin araç trafiğine kapatılması gerektiğini söyleyen Baran, Kızılay için de acil önlem alınması gerektiğini belirtti

Tunalı-Bahçeli kapatılsın
Özellikle kentin kangren olmuş sorunlarının çözümüne dair yol haritası ve yapılacakları anlatan ATO Başkanı Gürsel Baran, "Ankara'nın havasını değiştireceğiz.
Artık AVM'lerle, yüksek katlı binalar ve cansız gece yaşamı ile anılmayacak" dedi. Baran, ayrıca bir dönem gündeme gelen ancak akim kalan Tunalı ve Bahçeli'nin araç trafiğine kapatılması konusunda da özellikle başkent esnafını memnun edecek açıklamalarda bulundu.
Ticaretin baştan yazılması için ATO'nun nasıl bir girişimi olacak?
'Ödeme ahlakı' ve 'ticari söz ahlakı' ile ilgili sıkıntılarımız var. Bir tüccar veya herhangi bir birey, devlete ya da herhangi birine resmiyete ulaşmış bir borcu olduğunda, bunu ödemediğinde bu her tarafta gözükür. Kara listeye girdiğinizde bundan sonra o ülkedeki işiniz bitmiştir.
Bizde öyle değil. İnsanları dolandırıyorsun, sonra başka bir isimle yeni dükkân açıyorsun.
Ticaretle ilgili gerçekten sıkıntılarımız var.
Kızılay, Ulus kan kaybediyor. Kızılay için ne yapılabilir, nasıl canlandırılabilir?
Alışveriş merkezleri işini çözdüğümüzde bence buradaki sorunlar da önemli oranda çözülür. Biz mesela akşamları Bahçelievler 7. Cadde'ye giderdik. Trafiğe kapalıydı. Tunalı Hilmi de bir zamanlar kapalıydı galiba.
Hem Bahçeli hem Tunalı'nın trafiğe kapatılmasını ister misiniz?
Kesinlikle istiyorum. Gönlümden geçmez mi, esnafa yaramaz olur mu? En azından yaz aylarında 2-3 ay Ankara'nın belirli noktalarında trafiği insanlara açın. İnsanlar rahat gezsin, sokakta oynasın. Caddede çocuğuyla rahat gezsin, bunlar çok önemli şeyler.
"gençlik parkı canlanmalı"
Bununla ilgili eylem planı yapıp belediye başkanına sunma düşünceniz var mı?
Yeni dönemde inanın her şey yapılabilir.
Mustafa başkanla bizim kafalarımız uyuyor, uyar. Biz 2-3 kere görüştük bu görüşmeden de edindiğim intiba odur. Fuar alanıyla ilgili söyledikleri gerçekten hiç bugüne kadar alışkın olmadığımız bir tarz. 'Ben olmayayım, olsam da gelin? Yapayım, önünüzü açayım, size destek vereyim' diyor. Bu mantalitedeki insanlarla biz, yaya trafiğini de konuşuruz, cadde ve sokakların trafiğe kapatılmasını da konuşuruz. Cadde mağazalarına ne yapabiliriz bunu da konuşuruz.
İnanın Ankara'da yapacak çok iş var.
Yaya bölgeleri konusunda ilerleyen dönemlerde hazırlığınız olacak mı?
Şu anda çalışmamız yok. Ankara'da insanları gece hayatına çekmekle ilgili gece hayatından kastım ailece insanların gezip dolaşabilecekleri her şey yapılabilir. Unutulmuş, çürümeye yüz tutmuş bir Gençlik Parkı var. Ben 40 yıl önce Gençlik Parkı'na giderdim. Babam bize ödül verirdi ayda bir kere giderdik. Çay bahçesine gider, semaverle çay alırdık, annem pasta, börek yapardı. Kayığa binerdik, atlı karınca, lunaparkı, gezer, dolaşırdık. Ayda bir gün bizim için dünyanın en güzel günüydü. Şimdi kimse gitmiyor.
Ankara'nın ortasında bir tane cennet var, kimse farkında değil.
Havuzları, kayıkları vs. hayata geçirilebilir.
Ankara'nın en önemli simgelerinden...
Eski haline getirilebilir.
Ankara'nın buna gücü var.
-Ankara ticareti, AVM'ler ve inşaat konularına kilitlenmiş durumda. İkisi de darboğaz. Bu konudaki düşünceniz nedir?
Birinci sorun AVM'ler. Mecbur kalınca gidiyoruz ama inanın keyifle gitmiyorum. Ben bir şehir için de doğru olmadığına inanıyorum. Bir anekdot anlatayım; 2- 3 yıl önceydi Köln'e fuara gittim.
Pazar günü benim sektörümle ilgili bir yapı marketi gezmek istedim. Türk taksici denk geldi bindim. Taksici, 'Abi emin misin?
Çok para tutar, 40 kilometre şehir dışında.
Burada AVM'lerin tamamı şehir dışında' dedi. 100 metre gittik yine durdu, 'Abi benimle kafa mı buluyorsun, bugün pazar, hiçbir alışveriş merkezi pazar günü açık olmaz' dedi.
Şok oldum. Dün de Cemil Çiçek Bakanım anlattı.
Kopenhag kriterleri, AB uyum yasaları, AB'nin işimize gelen her şeyini alıyoruz.
Bunları da alalım.

'ATO İÇİN İKİ KULE YAPMIŞLARDI, DEĞİŞTİRDİK'

Yatay mimariye geçiş de konuşuluyor artık… Sayın Cumhurbaşkanım çıktı 'yatay mimari' dedi, dikey mimari yerine. Ne kadar doğru bir cümle… Bizim ATO binasının önceki projesi için 2 tane kule yapmışlar.
Biz o projeyi değiştirdik. Belki pazartesi günü Sayın Cumhurbaşkanımıza da anlatacağız. Büyükşehir Belediye Başkanımızla da görüştük, bunun öncesinde iznimiz yoktu şimdi inşallah o işi de çözüyoruz. Çok güzel Selçuklu mimarisi tarzında yatay mimari olarak bir bina yapmayı planlıyoruz. Birilerinin yatay mimari konusuna örnek olması lazım, tamam ben yapıyorum. Gerçekten çok güzel bir bina hayal ediyorum.
İnşallah Allah nasip eder.
Kaç kat olacak yeni binanız?
8-10 katlı, o bölgeyi rahatsız etmeyecek yükseklikte yapmak istiyoruz. Yüksek binaların arasında bizim binamız bir tane örnek olsun, çok arzu ediyorum.
12 ay boyunca indirim yazılarını görüyoruz. Hiç bitmeyen indirim süreçleri var. İş ticari aldatmacaya dönüşmüş. Hem vatandaş hem ATO başkanı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kesinlikle doğru. Gene AB uyum yasalarıyla biz işimize gelenleri uyguluyoruz ama uygulamadığımız işlerden birisi. Biz de outlet ve indirim mantığını, AVM mantığını değiştirmemiz lazım. İnsanları hangi işi nerede yapabileceklerine dair yönlendirecek bir üst akıl olması lazım. Bunların hepsi çok önemli. Daha doğrusu ticaretin anayasasının baştan yazılması lazım.
Ankara'da şehir parkı yok, Central Park gibi… Askeri alanların şehir dışına taşınması söz konusu...
Dediğin gibi askeri birlikler olabilir... Ailelerin çocuklarıyla gidecekleri yerler haline getirilebilir. Ama o Central Park dediğimiz yerlerle ilgili... Karikatürize oldu bizde onlar.

'BU İŞLERİN ANAYASASI OLMALI'

Siz önemli kişilerle görüşüyorsunuz, AVM mantığından rahatsızlığınızı dile getiriyormusunuz?
Sürekli dile getiriyorum. Bu işin de rehabilite edilmesi, doğru bir zemine oturması, bu işin de bir anayasası olması lazım.
-İnşaat meselesiyle ilgili ne söylemek istersiniz?
Ben sanayiciyim diyelim, üretim yapıyorum, 200 kişi çalıştırıyorum, 100 lira sermayem var. 1 yıl sonra bakıyorum ki 20 lira para kazandım. Ve risk alıyorum. Ama bunları yapmadığımda, 1 tane arsa aldığımda, o arsaya inşaat yaptığımda, o 100 liramla 20 lira kazanıp sanayicilik yapmak yerine 100 liranızla 200 lira kazanma şansınız var. Neden üretim yapasınız, neden o kadar işçiyle uğraşasınız, neden satayım diye derdiniz olsun. İnşaat da bu ülkenin büyüme araçlarından birisi ama ülkenin büyümesini inşaatın üzerine inşa ettiğinizde yarın sıkıntı çok büyük. O sanayici eriyor, gidiyor ya da tüccar. Ben inşaat malzemesi boya anlamında toptan dağıtım yapıyorum. 200 müşterim varsa 20 tanesi işi bıraktı inşaata başladı. Çünkü bakıyor ki büyük para var...
BİZE ULAŞIN