Hazal ATEŞ: Kekik kokulu yar!

"Koku" deyip geçmeyin… Yüzyıllardır kitaplara, şiirlere, şarkılara konu olmuş. Kekik, amber, gül, bahar kokulu yar… Rüzgârın getirdiği sevgilinin kokusu… Yağmur sonrası toprağın, taze kahvenin kokusu… Saymakla bitmez. Homeros Odysseia destanında ne güzel anlatır; "Çatır çatır yanan dağ selvisinin, mazı ağacının. Kalypso içerde türkü çağırıyordu güzel sesiyle, Kumaş dokuyordu altın mekikte tezgâhına gide gele. Gür bir orman sarmıştı mağaranın çevresini. Kızılağaçlar, kavaklar, güzel kokulu selviler…" Bazen bir sözden, bakıştan daha güçlüdür. Yüreğe işler, aldığınız her nefeste ruhunuzu saran sevda türküsü olur.

***

Başkent şu sıralar dünyanın en güzel kokulu sergisine ev sahipliği yapıyor. Koç Üniversitesi VEKAM ve Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi işbirliğiyle düzenlenen "Koku ve Şehir" sergisi 31 Mart'a kadar sürecek. Antik dönemden başlayıp Anadolu uygarlıklarının kokularının tarihsel hikâyeleri anlatılıyor. Kahve, nane ve kolonya gibi günümüzün hâkim kokularının yanı sıra geçmiş dönemlerin esintilerini taşıyan safran, buhur ve amber gibi 50'yi aşkın koku bulunuyor. Sergiyi arkadaşım Feyzan Bilgir o kadar güzel anlattı ki gitmek farz oldu. Feyzan'ın kaleminden "Koku ve Şehir" sergisi; "Nasıl koku alırız? Kaç çeşit kokuyu ayırt edebiliriz? Neden bazı kokulardan hoşlanırız ya da tam tersi nefret ederiz? Gül kokusu kaç elementten oluşur?" gibi pek çok sorunun bilimsel yanıtını öğreniyorsunuz. Ardından Anadolu'da yaşamış Hitit, Antik Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait stantlarda çeşitli kokular arasında tarihsel bir yolculuk başlıyor. Odysseia'da Homeros'un betimlediği ormanın içinde geçen hikâyeyi bir yandan okurken diğer yandan ağaçların kokularını içinize çekiyorsunuz. Anımsadığınız bir kokuyu duyduğunuzda, birdenbire kendinizi çocukluğunuzdaki bir anının içinde, kendi içsel yolculuğunuzda buluveriyorsunuz. Ya da Topkapı Sarayı arşivlerindeki tarifine uygun olarak elde edilmiş buhur kokusuyla Osmanlı döneminde camilerin nasıl koktuğunu anlamaya çalışıyorsunuz. Yine isteyenlere, Ankara haritası üzerinde belleğinizde yer alan kokuları işaretleme ya da diğer ziyaretçilerin işaretlemiş olduklarını görme şansınız da olacak."

***

Şems-i Tebrizi der ki, "Sanmayasın ki; aşk akıl işidir. Gül ki her gönlün mürşididir. Kimini kokusuyla şad eder. Kimini de dikeniyle irşad eder!" Bence bu sergi de bizi kokusuyla şad edecek görünüyor. Cumartesi günü Erimtan'da karşılaşmak dileğiyle.

BİZE ULAŞIN